Faiz çıkmazı!

ABD-İsrail-İran arasındaki gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmesi ve sürecin uzaması ihtimali küresel finansal sistemi etkisi altına aldı. Ortadoğu'daki savaşın ardından enerji fiyatlarının tırmanmasıyla dünyada küresel enflasyon endişeleri başladı. Hal böyle olunca da merkez bankalarına yönelik faiz beklentileri değişti. Herkes 'güvercin'lerin 'şahin'leşmesini bekliyor.
Fakat bu kez para politikası yoluyla çözüm zor gibi... Zira, enerji fiyatları nedeniyle küresel enflasyon artarken büyüme de yavaşlayacak. Dolayısıyla sorunu talep enflasyonunda olduğu gibi faizi artırarak çözmek zorlaşıyor. Arz şoklarıyla artacak enflasyonu küresel merkez bankaları faiz artırarak nasıl dizginleyebilir Hem de yavaşlayacak bir ekonomi varken...
Velhasıl, denklem zor...
Peki bu zorluk bilinirken neden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) üzerinde faiz baskısı başladı
Malumunuz, 22 Nisan günü Para Politikası Kurulu Toplantısı var. TCMB faiz kararını duyuracak.
Banka, son toplantıda politika faizini yüzde 37'de tuttu. Ama hemen ardından örtülü bir artırım yaptı. Bir hafta vadeli repo ihalelerine ara verdi, fonlama faizi yüzde 40'a çıktı. Merkez'in sıkılaştırma önlemleriyle, ticari kredi ve mevduat faizleri yükseldi. Yüksek faiz nedeniyle ülkeye carry trade ile gelen fonlar dört haftada 21.5 milyar doları çıkardı. Döviz rezervlerinde düşüş sürüyor. TCMB, rezervlerdeki altınları swap yoluyla kullanmaya başladı.
Bu tabloya önceki gün TCMB Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay'ın Tarih Vakfı etkinliğinde yaptığı "Seçim dönemi beni sıfır ilgilendiriyor; maliye genişlerse ben daha fazla sıkılaştırırım" mealindeki açıklamaları da eklenince yerlisi yabancısı herkes coştu.