İsrafın görünmeyen yüzü

Bugün çöpe attığınız son yiyeceği hatırlıyor musunuz Belki buzdolabının arkasında unutulmuş birkaç çilek, kararmaya başladığı için yenmeyen bir muz, tabağın kenarında kalan birkaç kaşık yemek ya da son kullanma tarihi geçtiği için hiç açılmadan çöpe giden bir paket...

Tek başına baktığınızda küçük görünüyor olabilir. Ama dünya genelinde aynı şeyi milyarlarca insan yaptığında ortaya çıkan tablo hiç de küçük değil. 29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü de tam olarak bu görünmeyen kayba dikkat çekiyor. Gıdanın soframıza gelmeden önce başlayan başka bir yolculuğu daha var. FAO'nun güncel verilerine göre her üç gıdadan 1'i henüz soframıza gelmeden çöpe gidiyor.

Çöpe giden sadeceyemek değil

Bir domatesi çöpe attığınızda aslında neyi çöpe atıyorsunuz Onu yetiştirmek için kullanılan suyu, toprağı ve enerjiyi. Üreticinin emeğini. Hasat için harcanan zamanı. Depolama, paketleme ve taşıma süreçlerini... Kısacası o domatesin tabağımıza ulaşabilmesi için kullanılan bütün kaynakları. Belki de gıda israfına bakışımızı değiştirmemiz gereken nokta tam olarak burası. FAO'nun Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü için paylaştığı verilere göre, üretilmesine rağmen hiç yenmeyen gıdalar dünyadaki tarım alanlarının yaklaşık yüzde 28'ini kullanıyor. Gıda kaybı ve israfının arazi ayak izi yaklaşık 1.4 milyar hektara ulaşıyor; bu, Kanada veya Çin'in yüzölçümünden daha büyük bir alan demek. Bir de görünmeyen karbon ayak izi var. Gıda kaybı ve israfı, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 8-10'undan sorumlu. Yani iklim değişikliğiyle mücadele konuşurken tabağınızda, mutfağınızda ve gıda sisteminin farklı aşamalarında kaybedilen gıdayı görmezden gelmek mümkün değil.

Günde 1 milyar öğün

Bence konunun büyüklüğünü en iyi anlatan rakamlardan biri bu. Her gün 1 milyardan fazla öğüne eşdeğer gıda evlerde israf ediliyor. Bir tarafta bu kadar büyük miktarda gıda kaybedilirken diğer tarafta sağlıklı ve yeterli gıdaya erişim hâlâ dünyanın en önemli sorunlarından biri. FAO'nun 2026 için paylaştığı verilere göre yaklaşık 2.69 milyar insan sağlıklı bir beslenme düzenini ekonomik olarak karşılayamıyor. Üstelik besleyici bir diyetin önemli parçalarından olan meyve ve sebzeler, kayıp oranı en yüksek gıda grupları arasında yer alıyor. Dolayısıyla gıda kaybı ve israfı yalnızca çevresel bir problem değil. Aynı zamanda ekonomik, sosyal ve beslenmeyle ilişkili bir mesele.

Peki fırsat olarak görseydik

29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü'nün 2026 teması: 'Gıda Kaybı ve İsrafını Azaltmanın Dönüştürücü Potansiyeli.' Çünkü kaybı azaltmak yalnızca daha az gıdanın çöpe gitmesini sağlamıyor. FAO bunu bir 'Üçlü kazanım' olarak tanımlıyor: gıda güvenliği ve beslenmenin iyileştirilmesi, doğal kaynaklar ve sera gazı emisyonları üzerindeki baskının azaltılması, aynı zamanda üretkenlik ve ekonomik büyümenin desteklenmesi.