Paylaşmanın, bereketin ve maneviyatın ayı ramazana bir kez daha kavuşmanın huzurunu yaşıyoruz. Bugün ilk sahura kalkılacak, sofralarda bereketin, kalplerde niyetin olduğu bu özel döneme yeniden "Merhaba" denilecek. Bu özel ayda hem ruhumuzu hem de bedenimizi korumanın ne kadar önemli olduğunu tekrar hatırlamakta fayda var.
Ramazan ayı, günlük beslenme saatlerinin değiştiği ancak beslenme kalitesinden ödün vermemeniz gereken bir dönem. Aslında temel yaklaşım çok net, normal zamanlarda yeterli ve dengeli beslenmeye nasıl dikkat ediyorsanız, Ramazanda da bu alışkanlığı sürdürmek mümkün. Hatta doğru planlandığında, ramazan ayı aralıklı beslenme modeline benzer yapısıyla metabolizma sağlığınıza olumlu katkılar da sunabilir.
Sahur nedenbu kadar önemli
Ramazan boyunca en sık karşılaşılan hatalardan biri sahuru atlamak ya da yalnızca su içerek oruca başlamaktır. "Nasıl olsa tekrar yatacağım" düşüncesiyle yapılan bu tercih, gün içinde daha çabuk acıkmaya, halsizliğe, kan şekeri dalgalanmalarına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir. Sahur, gün boyu enerji seviyesini koruyabilmek ve açlık hissini daha kontrollü bir şekilde yönetebilmek için büyük önem taşır. Sahurda yapılan doğru seçimler, iftara kadar geçen sürede hem tok kalmanıza yardımcı olur hem de susuzluk hissini azaltır. Gece boyunca vücudun ihtiyaç duyduğu besin öğelerini karşılamak, ramazan ayını daha konforlu geçirmenin anahtarıdır.
Neleri tercih etmeli
Sahur sofralarında öncelik, uzun süre tok tutan ve kan şekerini dengede tutan besinler olmalıdır. Protein ve lif içeriği yüksek besinler bu noktada önceliğiniz olsun. Yumurta, süt, yoğurt ve peynir gibi besinler sahur sofranızda yerini alsın. Bunun yanında tam tahıllı ekmekler gibi kompleks karbonhidrat kaynakları, sindirimi yavaşlatarak tokluk süresini uzatır. Sebzeler ise hem lif içerikleri hem de vitamin-mineral katkıları sayesinde sahurda mutlaka yer almalıdır. Ramazan ayında meyve tüketimi sıklıkla ihmal edilebiliyor, oysa her gün en az bir porsiyon meyve, bağışıklık sisteminin desteklenmesi ve sindirim sağlığı açısından oldukça kıymetli.
Aşırı tuzlu, yağlı ve işlenmiş besinler ise gün içinde susuzluk hissini artırabileceği için sahurda mümkün olduğunca sınırlandırmaya çalışın. Su tüketimi de en az besin seçimi kadar önemli. İftar ile sahur arasındaki süreçte suyu zamana yayarak içmek, vücudun sıvı dengesini korumaya yardımcı olur.

4