Henüz kış gelmedi ama hapşırıklar, öksürükler ve boğaz ağrıları çoktan başladı. Bir yanda Covid-19, diğer yanda mevsimsel grip ve solunum yolu enfeksiyonları... Peki, hastalıklardan korunmak için gerçekten neye ihtiyacınız var Daha fazla C vitaminine mi, her sabah içilen zencefilli içeceklere mi, yoksa çok daha temel bir şeye mi
Öncelikle önemli bir gerçeği hatırlayalım. Bağışıklık sisteminin bir açma-kapama düğmesi yok. Tek bir besinle güçlendirebileceğiniz ya da bir takviyeyle hastalıklara karşı tamamen koruyabileceğiniz bir mekanizmadan söz etmiyoruz. Bağışıklık sistemi; beslenme, uyku, fiziksel aktivite ve genel sağlık durumunuzla yakından ilişkili, karmaşık bir savunma ağı. Üstelik beslenmenin rolü yalnızca hastalandığınız günlerde başlamıyor.
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN DE PROTEİNE İHTİYACI VAR
Bağışıklık denildiğinde akla ilk olarak vitaminler geliyor. Oysa proteinler de bu sistemin temel yapı taşları arasında. Antikorların ve bağışıklık hücrelerinin işlevlerini sürdürebilmesi için yeterli protein alımı gerekiyor. Özellikle ateşli enfeksiyonlarda iştah azalırken vücudun metabolik gereksinimleri değişebiliyor. Bu nedenle hastalık döneminde yalnızca çorba ve meyveyle beslenmek yeterli olmayabilir. Yumurta, yoğurt, kefir, balık, tavuk ve baklagiller bu dönemde sofranızda yer verebileceğiniz değerli protein kaynakları. İştahınız azaldıysa büyük porsiyonlar yerine küçük ama besin değeri yüksek öğünleri tercih edebilirsiniz.
C VİTAMİNİ GERÇEKTEN NE KADAR KORUYOR
Portakal, mandalina, kivi, kırmızı biber... Soğuk algınlığı mevsiminin vazgeçilmezleri. Konu ile ilgili yapılan bir çalışma, düzenli C vitamini takviyesinin genel toplumda soğuk algınlığına yakalanma riskini belirgin şekilde azaltmadığını, ancak hastalık süresini yetişkinlerde ortalama yüzde 8, çocuklarda ise yüzde 14 kısaltabildiğini gösteriyor. Bu sonuçların grip veya Covid-19 için geçerli olduğu ise söylenemez. Üstelik belirtiler başladıktan sonra yüksek doz C vitamini kullanmanın tutarlı bir yararı gösterilmiş değil. Bu nedenle önceliğiniz takviyeler değil, günlük beslenmemizde C vitamini kaynaklarına düzenli yer açmak olmalı.
C vitamininin etkileri yalnızca soğuk algınlığıyla sınırlı değil. Antioksidan özellikleri ve bağışıklık sistemiyle ilişkisi nedeniyle farklı hastalıklardaki potansiyel rolü de araştırılmaya devam ediyor. Bu ay Cancer dergisinde yayımlanan yeni bir klinik çalışma, C vitamininin bazı kan hastalıklarına sahip bireylerde inflamasyon ve hastalığın seyri üzerindeki olası etkilerine dikkat çekiyor.
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İLE SÜREKLİ İLETİŞİM HALİNDE
Bağırsaklarınız yalnızca besinleri sindirdiğiniz bir organ değil, bağışıklık sisteminizle sürekli iletişim hâlinde olan önemli bir merkez. Bağırsak mikrobiyotası, bağışıklık yanıtlarının düzenlenmesinde rol oynuyor. Özellikle liflerin bağırsak bakterileri tarafından fermente edilmesiyle oluşan kısa zincirli yağ asitleri, bağırsak bariyerinin korunmasını ve bağışıklık işlevlerini destekliyor. Peki, bunu günlük yaşamımıza nasıl taşıyabiliriz Haftada en az 2-3 baklagil tüketmek, sebze ve meyve çeşitliliğini artırmak, tam tahıllara ve yoğurt, kefir gibi fermente besinlere yer vermek iyi bir başlangıç.
D VİTAMİNİ VE ÇİNKO
Çinko, bağışıklık hücrelerinin gelişimi ve işlevi için gerekli. Bazı araştırmalar, soğuk algınlığının erken döneminde kullanılan uygun çinko preparatlarının hastalık süresini kısaltabileceğini düşündürüyor. Ancak kanıtlar sınırlı ve gereksiz yüksek doz kullanımının olumsuz etkileri olabiliyor. D vitamini de bağışıklık yanıtının düzenlenmesinde rol oynuyor. Bununla birlikte takviyenin solunum yolu enfeksiyonlarını önlemedeki etkisi herkeste aynı değil. Özellikle eksiklik riski bulunan bireylerin değerlendirilmesi önemli.

2