Türkiye tarımda merkez ülke olur… Sadece nezaket cümlesi değil dünyanın gerçeği

Deniz Sipahi
12.12.2025
5

TÜRKİYE İhracatçılar Meclisi (TİM) Tarım Kurulu Başkanı ve Türk Tarımsal Diplomasi Grubu'nun (TTDG) Başkanı Melisa Mutlu'nun şu sözleri aslında yeni dönemin en doğru özetlerinden biri.

"Uluslararası tarımsal diplomasi, yeni bir yumuşak güç stratejisidir."

Bugün artık tarım sadece tarım değildir.

Gıda güvenliği, su krizi, iklim politikaları, teknoloji transferi, stratejik ittifaklar; hepsinin kalbinde tarım var.

Ve dünya, bu alanı klasik üretimin çok ötesinde bir diplomatik güç unsuru olarak görüyor.

Mayıs ayında çalışmalarına başlayan TTDG'nin Antalya'daki zirvesi bu nedenle önemli.

119 temsilcinin aynı masa etrafında buluşması, Türkiye'de tarımın ilk kez kurumsal bir diplomasi çerçevesine kavuşmasını sağladı.

Zirvenin ana mesajı çok netti.

Tarım; iklim, güvenlik, ekonomi ve teknoloji politikalarını etkileyen yeni bir jeopolitik alan haline geldi.

Dünya Çiftçiler Birliği Başkanı Arnold Puech d'Alissac...

Dünya Tohumculuk Federasyonu Başkanı Arthur Santosh Attavar...

Haberin Devamı

Uluslararası Tarım Gazetecileri Federasyonu Genel Sekreteri Adrian Bell'in ortak görüşü şu.

"Türkiye coğrafyası, üretim kapasitesi ve bölgesel etkisiyle tarımsal diplomasi için doğal bir merkez olabilir."

Bu görüş sadece bir nezaket cümlesi değil.

Türkiye; Orta Asya, Balkanlar, Orta Doğu ve Afrika arasında kritik bir köprü.

TARIMSAL DİPLOMASİ İÇİN BÜYÜK FIRSAT

Melisa Mutlu'nun özellikle altını çizdiği bir nokta var.

"COP31'i sadece iklim zirvesi olarak görmüyoruz."

Haklı.

Çünkü COP31'in en kritik başlıkları tarım, su, gıda zinciri, sürdürülebilir üretim olacak.

Ve ekliyor.

"Tarımı bir yumuşak güç olarak görüyoruz. Dünya Çiftçiler Birliği ile 2026 yılında yeni iş birlikleri ve etkinlikler düzenlenmesi konusunda mutabakata vardık. Önümüzdeki dönemde çok etkili yeni projeleri hayata geçirmek üzere hazırlıklarımızı sürdürüyoruz."


ESPRESSO HIZI TEMSİL EDER BİZİM TÜRK KAHVESİ NEYİ

TÜRK Tarımsal Diplomasi Grubu, Dünya Kahve Günü'nde ilginç bir toplantı düzenledi.

Haberin Devamı

Masada ihracatçılar, marka yöneticileri, gastronomi ustaları vardı.

Ve konuşulan tek bir konu vardı.

"Türk kahvesi artık sadece bir içecek değil, bir diplomasi enstrümanı da olabilir."

Toplantıda bir cümle çok hoşuma gitti.

"Dünya Türk Kahvesi Günü, artık sadece bir kutlama değil; bir planlama masasıdır."

Biz bu kahveyi içiyoruz, seviyoruz ama dünyanın tanıması için çok az şey yaptık.

Şimdi ilk kez stratejik bir çerçeve oluşturuluyor, plan şu.

Türk kahvesi deneyim alanları kurulacak örneğin havaalanlarında... Uluslararası standart ve sertifikasyon yapılacak. Belgeseller, dijital içerikler yapılacak. Kahveyle birlikte porselen, makine, lokum ve gelenek ekosistemi kurulacak.

Haberin Devamı

Espresso hızı temsil eder. Filtre kahve alışkanlıkları, latte popüler kültürü...

Türk kahvesi

Sabrı; ritüelleri ve hafızayı.

Belki de dünyanın tam da özlediği temalar bunlar.

YENİ JAMES BOND'U ARIYORLAR... NASIL BİR KAHRAMANA İHTİYAÇ DUYUYORUZ

HER Bond değişimi galiba dünyanın aradığı yeni bir cevap...

Çünkü bu karakter, her neslin güç algısını, erkeklik tanımını, kahraman beklentisini ve stil anlayışını yansıtıyor.

Connery döneminde Bond; soğukkanlı, mesafeli, centilmen avcıydı.

Brosnan yıllarında daha çok ekran karizmasıydı.


Craig ile birlikte güçlü, duygusal ama sert, kusurlu ama gerçek birini izledik.