BU konuyu uzun zamandır yazıyorum.
Her yazımdan sonra onlarca mesaj geliyor.
Kimisi "Çocuğumla rahat oturamıyorum" diyor.
Kimisi "Açık alan diye oturduğumuz yer aslında kapalı" diye dert yanıyor.
İşletme sahiplerinden gelen mesajlar da var.
Onlar da kuralların net olmasını istiyor.
Çünkü bugün en büyük sorun, kuralın kendisinden çok belirsizlik.
Anlaşılan o ki bu belirsizlik artık sona erecek.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun açıklamaları sigarayla ilgili düzenlemenin son aşamaya geldiğini gösteriyor.
Bakan dedi ki...
"Bununla ilgili bir kanun taslağı hazırladık, bazı değişiklikler olabilir ama bizim bir taslağımız var. Birkaç ay içerisinde tekâmül hale gelmiş olacak. Mekânlar camekanlı mı Kapalı mı Açık mı Bunları netleştireceğiz.
2025 yılında 8 milyar paket sigara satılmış, ben toplumumun kanser olmasını istemiyorum."
Haberin DevamıBu kez hazırlığın önceki girişimlerden daha somut olduğu görülüyor.
Bence burada önemli
olan yalnızca yeni yasaklar değil; kuralların anlaşılır
hale gelmesi.
Bugün birçok işletme neyin açık alan, neyin kapalı alan sayıldığı konusunda tereddüt yaşıyor.
Bazıları en küçük riski
bile almak istemediği için sigaraya izin vermiyor.
Bazıları ise yıllardır oluşmuş gri alanları kullanmaya devam ediyor.
Aynı şehirde, aynı cadde üzerinde birbirinden tamamen farklı uygulamalar görebiliyorsunuz.
İşte yeni düzenlemenin en önemli katkısı bu belirsizliği ortadan kaldırması olabilir.
Bir başka önemli konu
ise geçiş süreci.
Yeni kurallar yürürlüğe girerse, işletmelerin de hazırlık yapabilmesi için makul bir uyum takvimi oluşturulması gerektiğini düşünüyorum.
Ama bu süre uzun asla olmamalı.
Sağlıklı bir geçiş dönemi hem işletmeleri korur hem de uygulamanın başarısını artırır.
Türkiye, kapalı alanlarda sigara yasağını hayata geçirirken önemli bir eşik aşmıştı.
Başlangıçta "uygulanmaz" denmişti.
Ama uygulandı.
Şimdi ikinci eşikteyiz.
Bu kez mesele yeni bir yasak getirmekten çok, yıllardır herkesin farklı yorumladığı sınırları netleştirmek.
Çünkü toplum artık daha temiz hava talep ediyor.
Benim posta kutuma düşen yüzlerce mesajın ortak cümlesi de bu.
Haberin DevamıArtık insanlar sigara içmeyenlerin hakkının daha güçlü korunmasını istiyor.
BU SICAK HAVA DALGASI SADECE BİR PROVAYMIŞ
GEÇEN gün telefona bir bildirim düştü.
"Bugün 11.00 ile 17.00 arasında dışarı çıkmayın."
O an Dünya Sağlık Örgütü'nün geçen
gün yayınladığı bir açıklama geldi.
"Bu sıcak hava dalgası sadece bir prova..."
Demek ki yaşadığımız şey, filmin kendisi değil, fragmanı.
Avrupa artık dünyanın en hızlı ısınan kıtası.
Fransa'da, İspanya'da binlerce insan aşırı sıcak nedeniyle hayatını kaybediyor.
Eskiden Avrupa denince aklıma serin yaz akşamları gelirdi.
Paris'te mont aldıran temmuz geceleri; Amsterdam'da ince yağmur, Londra'da yanına ceket almadan çıkamadığın yaz günleri gelirdi.
Haberin DevamıŞimdi aynı Avrupa'da insanlar sıcaktan ölüyor.
Bir kıtanın iklim hafızası, bizim "normal" dediğimiz her şey değişiyor.
Galiba çocuklarımızın yaz mevsimi, bizim büyüdüğümüz yazlardan bambaşka olacak.
Yine de bu hikâyenin umut veren bir yanı var.
Dünya Sağlık Örgütü, erken uyarı sistemlerinin, serinleme merkezlerinin ve yerel önlemlerin binlerce hayat kurtardığını söylüyor.
Bizim ise yapacak çok şeyimiz var.
Nefes almayan şehirler yaptık.
Kentsel dönüşümü başarmaktan başka çaremiz yok.
KILIÇDAROĞLU İZMİR'E NE ZAMAN GELİR

13