Öner Akgerman'ın ardından

Bazı insanlar gerçekten kaybolmaz

İŞ dünyası bugün önemli bir ismini sonsuzluğa uğurluyor.

Öner Akgerman'ı kaybettik.

Haberi aldığımda gazeteciliğe başladığım o ilk yılları düşündüm.

80'lerin sonu, Türkiye'nin Özallı yılları.

Ekonominin yönü değişmiş, ülke kabuğunu kırıp dünyaya açılmaya başlamıştı.

İhracat, girişimcilik, özel sektör…

O dönem bu kelimeler sadece ekonomi sayfalarının değil, Türkiye'nin yeni hayalinin anahtarlarıydı.

İstanbul elbette merkezdi ama İzmir'in de o hikâyede ayrı bir yeri vardı.

TÜSİAD'ın kuruluşunda İzmir iş dünyasının öncü rolü hep anlatılır.

Ardından ESİAD'ın kurulması…

Ege'nin sanayicileri ve iş insanları Türkiye'nin dışa açılan ekonomisinin önemli aktörlerinden biri olmuştu.

Haberin Devamı

Biz de o yılların genç gazetecileri olarak onların peşinde koşuyorduk.

Yeni yatırımların, yeni fabrikaların, yeni fikirlerin…

Dönüp baktığımda İzmir ve Ege'nin Türkiye sanayisindeki rolünü daha iyi anlıyorum.

Gıdadan tekstile…

İnşaattan otomotive…

Lojistikten turizme kadar pek çok sektörde bu bölge güçlü şirketler ve güçlü isimler yetiştirdi.

Ben kendimi hep şanslı hissettim.

Çünkü gazeteciliğimin ilk gününden bugüne kadar o kuşağın insanlarıyla aynı masalarda oturma fırsatım oldu.

Öner Akgerman da o isimlerden biriydi.

Onunla kurduğumuz ilişki hiçbir zaman klasik bir gazeteci okur ilişkisi olmadı.

Zamanla bir dostluğa dönüştü.

Biraz sohbet, biraz hayat dersi, biraz da memleket meseleleri…

Öner Akgerman gibi iş dünyasının duayenleriyle konuştuğunuzda iki şey olurdu.

Birincisi, mutlaka yeni bir şey öğrenirdiniz.

İkincisi, habercilik refleksiniz keskinleşirdi.

Çünkü onlar hep geleceğe dair konuşurlardı.

Ama Öner Akgerman'ı asıl özel kılan şey sadece iş dünyasındaki başarıları değildi.

Kravatsız sohbetlerde ortaya çıkan o başka tarafıydı.

Zarafeti, inceliği, entelektüel birikimi…

Ve hayatı yaşama biçimi…

Benim babamın da içinde olduğu o Cumhuriyet kuşağının insanlarından biriydi.

Yokluk yıllarını yaşamış ama hiçbir zaman umudunu kaybetmemiş bir kuşak.

Cumhuriyet'e inanmış…

Haberin Devamı

Türkiye'nin mutlaka daha iyi bir geleceğe ulaşacağına inanmış bir kuşak.

Öner Akgerman da o kuşağın zarif temsilcilerinden biriydi.

Uzun yıllar Çimentaş'ı yönetti.

Türkiye'de çimento sektörünün gelişiminde önemli bir rol oynadı.

İzmir merkezli sanayi yatırımlarıyla üretim kültürünün büyümesine katkı verdi.

AKG Grubu ile inşaattan sigortaya, turizmden gıdaya kadar farklı alanlarda yatırımlar gerçekleştirdi.

Ama bütün bu yatırımların arkasında hep aynı düşünce vardı.

Üretmek, büyütmek ve kalıcı değer bırakmak.

Sadece şirket yöneten bir iş insanı değildi, aynı zamanda memleket meseleleri üzerine düşünen bir isimdi.

Bugün onu uğurlarken içimde başka bir duygu daha var.

Haberin Devamı

Sanki bir dönemin inceliği, zarafeti ve ölçüsü de biraz eksiliyor gibi…

Çünkü o kuşak insanları sadece iş dünyasını büyütmedi. Aynı zamanda bir kültür taşıdılar.

Bir görgü, bir nezaket, bir memleket sorumluluğu…

Ve galiba en çok bunu özlüyoruz.

Öner Akgerman nurlar içinde olsun.

"Ben kimim..."in cevabını arayan gençler yetiştirmek

ÖNER Akgerman ile bir anım...

2016'ın Şubat ayıydı.

Beni ve bazı gazeteci arkadaşlarımı Işıkkent Eğitim Kampüsü'ne davet etti.

Öner abinin herhalde kendini en mutlu hissettiği yer burasıydı.

Çimentaş Eğitim ve Sağlık Vakfı'nın öncülüğünde kurulan Işıkkent Okulları'nda olduğunda bir başka Öner Akgerman vardı.

O gün bize bir film izlettirdi.

Daha önce de yazmıştım.

Haberin Devamı

Filmde Işıkkent öğrencileri, "Ben kimim..."in cevabını arıyordu.