1999 yerel seçimleri İzmir siyasetinin en ilginç seçimlerinden biriydi.
CHP'nin adayı Yüksel Çakmur'du.
Anavatan Partisi'nin adayı Kutlu Aktaş, Doğru Yol Partisi'nin adayı ise Burhan Özfatura...
Üçü de İzmir siyasetinin ve kamu yönetiminin ağır toplarıydı.
Yüksel Çakmur; bakanlık, milletvekilliği ve belediye başkanlığı yapmış tecrübeli bir siyasetçiydi.
Kutlu Aktaş; Türkiye'nin birçok ilinde valilik yapmış, özellikle İzmir'de bıraktığı izlerle öne çıkan önemli bir devlet insanıydı.
Burhan Özfatura ise hem Anavatan Partisi hem de Doğru Yol Partisi çatısı altında İzmir Belediye Başkanlığı'nı kazanmış güçlü bir siyasi figürdü.
Gözler bu üç deneyimli isimdeydi.
Ama seçimi DSP'nin adayı Ahmet Piriştina kazandı.
Türkiye'de Bülent Ecevit'in DSP'sinin yükseldiği o seçim, İzmir'de de yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
Yıllar sonra sosyal demokratlar Büyükşehir Belediyesi'ni yeniden kazanmıştı.
Haberin DevamıAhmet Piriştina ikinci adaylığını CHP'ye geçerek yaptı.
Ancak başkan seçildikten yalnızca üç ay sonra hayata veda etti.
Onun ardından Aziz Kocaoğlu geldi.
Üç dönem boyunca İzmir'i yönetti.
Daha sonra görevi Tunç Soyer'e devretti.
Soyer'in ardından da koltuğa Cemil Tugay oturdu.
İlginçtir; Cemil Tugay, CHP içindeki son kurultay sürecinde Özgür Özel'in genel başkanlığını destekleyen İzmir'deki belki de tek belediye başkanıydı.
Ve böylece 1999 yılında başlayan siyasi hikâye kesintisiz devam etti.
DSP ile başlayan, CHP ile süren sosyal demokrat belediyecilik dönemi...
Ancak geçen hafta CHP'de yaşanan mutlak butlan tartışmalarının ardından beklenmedik bir gelişme yaşandı.
Cemil Tugay partisinden istifa etti.
Böylece 27 yıldır sosyal demokrat partiler tarafından yönetilen İzmir Büyükşehir Belediyesi ilk kez bağımsız bir belediye başkanı tarafından yönetilmeye başlandı.
Bu İzmir siyasetinin son çeyrek asırlık hikâyesinde yeni bir sayfanın açılması anlamına geliyor.
Yıllardır "İzmir CHP'nin kalesidir" denildiğinde birçok İzmirli buna itiraz eder.
Ve şu cevabı verir.
Haberin Devamı"Hayır; İzmir bir partinin değil, demokrasinin kalesidir."
Şimdi önümüzde yeni bir siyasi denklem var.
İzmir seçmeni önümüzdeki ilk yerel seçimde bu gelişmeleri nasıl değerlendirecek
27 yıllık alışkanlık mı ağır basacak
Yoksa yeni bir siyasi arayış mı başlayacak
Bunun cevabını bugün kimse bilmiyor ama bildiğimiz bir şey var.
1999'da Ahmet Piriştina ile başlayan hikâye, geçen hafta itibarıyla yeni bir döneme girdi.
AHMETPİRİŞTİNA'YIÖZLEDİM
ADI geçmişken yazmak istedim.
Ahmet Piriştina'yla 1978 yılında tanıştım ve aramızdan ayrılıncaya kadar hep dost kaldık.
15 Haziran 2004'te, çok genç, 52 yaşındayken kaybettik.
Ben Piriştina'yı hem insan hem de başkan olarak çok sevdim.
Nedeni de söyleyeyim.
Haberin DevamıPiriştina rozetsiz siyaset yapan biriydi. Sokaklardaydı, halkın içindeydi, halkla beraber belediyeyi yönetmeyi seviyordu. Kente hakimdi, insanların beklentilerini iyi biliyordu. Ve en önemlisi siyasette kullandığı dil hep kucaklayıcı, birleştiriciydi.

3