AHMET ve Nezahat Keleşoğlu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sonay Gürgen ile Effect Burson'ın CEO'su Gonca Karakaş aradı.
Vakfın yaptırdığı müze, kütüphane, kazı çalışmaları, sosyal sorumluluk projelerini beraber görelim istediler.
Konya'dan Alanya'ya giderken; Ermenek'in önünden geçmiştim ama hiç kalmamıştım.
Van Gölü de Ermenek Turkuaz Baraj Gölü de deniz etkisi yapar çevresine...
Güneşin batışı olağanüstüydü.
Ahmet ve Nezahat Keleşoğlu çifti hayatta iken; Ermenek'e ve Türkiye'ye sayısız proje kazandırmıştı. Şimdi vakıf onların vasiyetlerini yerine getirmeye devam ediyor.
Sonay Gürgen ile Ahmet Keleşoğlu Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'ni gezerken sohbet ettik.
Dolaşırken insanın aklına ister istemez şu soru geliyor.
İnsan doğduğu yere ne borçludur Bir okul mu
Haberin DevamıAhmet Keleşoğlu'nun hikâyesine baktığımda benim cevabım şöyle oldu.
Bence insan memleketine en çok gelecek borçlu.
Ermenek'in tarihi yaklaşık beş bin yıl geriye gidiyor.
Roma var; Selçuklu, Karamanoğulları, Osmanlı var.
Mennan Kalesi'ne bakıyorsunuz, başka bir yüzyıl.
Tol Medrese'nin önünde duruyorsunuz, başka bir yüzyıl.
Sonra birkaç kilometre ötede toprağı kazıyorsunuz, bu kez karşınıza iki bin yıl öncesinin insanları çıkıyor.
Sbide; Philadelphia, Eirenopolis...
Bugün isimlerini bile çok azımızın bildiği kentler.
Biz bugün onların hayatlarına bir sikkenin, bir kandilin, bir mezar taşının aralığından bakıyoruz.
Arkeolojiyi bu yüzden seviyorum.
Ermenek'te bu kazılardan çıkan eserlerin önemli bir bölümü artık Ahmet Keleşoğlu Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde sergileniyor.
Yaklaşık 2 bin eser var.
Ama benim dikkatimi rakamdan çok bazı küçük ayrıntılar çekti.
Örneğin dünyada tek örneği olduğu belirtilen bir komünyon ekmeği... Doğu Roma döneminden kil baskılar... Kurşun mühür makası... Karamanoğulları döneminden ahşap eserler...
Ahmet ve Nezahat Keleşoğlu Vakfı, Ermenek çevresindeki arkeolojik kazılara destek veriyor.
Haberin DevamıÇıkan eserlerin kendi coğrafyasında kalabilmesi için de müze yapıyor.
Konya'da ise 16 bin 300 metrekarelik, bir milyon kitap kapasiteli büyük bir üniversite kütüphanesi kurmuşlar.
Geçmişi kazıyorlar, bugünü koruyorlar.
Ve bence Ermenek'te hafızayı koruyarak bir ekosistem yaratıyorlar.
Ermenek'ten ayrılırken aklımda o yüzden 'Turkuaz Göl'ün güzel görüntüsünden başka bir şey daha kaldı.
İnsan doğduğu yeri unutmamalı ve sahip çıkmalı.
Hafızasına sahip çıkmalı.
BİR KAFATASIBANA ERMENEK'İ ANLATTI
SONAY Gürgen'le Ahmet Keleşoğlu Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'ni gezerken bir vitrinin önünde durduk.
Yukarıçağlar'daki Longynus Mezarı'ndan çıkarılan bir kafatası...
Haberin DevamıÜzerinde trepanasyon izi vardı.
Yani kafatası cerrahi yöntemle açılmıştı.
Daha ilginci, yapılan incelemeler o kişinin operasyondan sonra yaşamaya devam ettiğini gösteriyordu. Kemikte iyileşme izleri vardı.
Bugünkü cerrahinin çok ilkel bir örneği, yüzyıllar önce Ermenek'in dağlarında uygulanmıştı.
Burası sıradan bir Anadolu ilçesi değil.
Karamanoğulları'nın başkentlerinden biri.
1339 tarihli Tol Medrese burada.
Mennan Kalesi, Zeyve Pazarı, antik yerleşimler, kaya mezarları...
Bugünkü nüfusuna bakarsanız küçük bir ilçe görürsünüz.
Tarihine bakarsanız karşınıza oldukça büyük bir şehir çıkar.
Sonay Gürgen'le müzeden çıkarken aklım hâlâ o kafatasındaydı.
Yüzyıllar önce Ermenek'te yaşayan bir insan hayatta kalmak için kafatasını açtırmış.
Haberin Devamı
2