SUSAM Bülten'de okudum.
Türkiye Raporu'nun Mart ayı araştırmasına göre her üç kişiden biri son bir yılda siyaset yüzünden tartışma yaşadığını söylüyor.
Yani siyaset Salı günleri grup toplantısında kalmıyor.
Bizim gibi toplumlarda gün içinde hayatın içinde, akşam yemeğinde, tatil günlerinde bile siyaset konuşuluyor.
Ben siyasetin dilinin ve üslubunun yumuşaması gerektiğine inanıyorum.
Çünkü siyaset toplumun gündelik hayatını da, ruh halini direkt etkiliyor.
Gelelim rapora...
Rakamlar aslında hepimizin bildiği bir şeyi söylüyor.
Her üç kişiden biri siyaset yüzünden tartışmış.
Ama mesele tartışmak değil.
Mesele sonrası.
- Yüzde 28'i "bir daha siyaset konuşmam" demiş.
- Yüzde 23'ü daha az görüşmeye başlamış.
- Yüzde 14'ü tamamen kopmuş.
Yani siyaset artık sadece fikir ayrılığı yaratmıyor.
İlişki yönetiyor.
En ilginç veri ise şu.
Haberin DevamıSiyaset en çok arkadaşlıkları bozuyor.
- Yüzde 61'i yakın arkadaşıyla bile siyasetteki fikir ayrılıklarından dolayı aralarına bir soğukluk girdiğini söylüyor.
Ailede ise işler biraz farklı.
Orada bir "zorunlu diplomasi" var.
Kimse annesiyle babasıyla ideolojik kriz yönetmek istemiyor.
Bir nevi iç politika izleniyor.
Ama arkadaşlıkta öyle değil. Restleşmeler, kopuşlar başlıyor.
Bir de yaş meselesi var.
45-64 yaş arası tartışmanın zirvesinde.
Bir zamanlar "gençler apolitik" denirdi.
Şimdi gençler belki de en politik refleksi gösteriyor.
Ama tartışmaya girmeyerek kendini koruyor.
"Siyaset konuşmayalım" cümlesini çok daha sık duyuyoruz.
İnsanlar artık ilişkilerini korumak için siyaseti dışarıda bırakmaya çalışıyor.
Bu biraz düşündürücü.
Bence siyaset hayatın içinde olmalı.
Ama hayatın tamamı olmamalı.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ARTIK KONFERANS DİLİ DEĞİL
BEN gençlerimize, kadınlarımıza ve Türkiye'nin geleceğine her zaman
inanan biriyim.
Ama bazen o inancı
diri tutmak için bazı haberlere ihtiyaç var.
Örneğin bu liste gibi...
İş dünyasını sürdürülebilir kalkınma yolunda destekleyen ve Türkiye'de "Küresel İlkeler Sözleşmesi İmzacıları Derneği" olarak faaliyet gösteren UN Global Compact'ın yeni yönetim kurulu listesine baktım.
Haberin DevamıGüliz Öztürk (Başkan), Haluk Kayabaşı, Ozan Uyar, Özgür Tokgöz Altun, Onur Altürk, Nursel Ölmez Ateş, Neslihan Sadıkoğlu, Ebru Tüzecan, Akansel Koç, Cevher Özyavuz, Fezal Okur Eskil...
Listede, fotoğrafta dikkatimi çeken bir detay var.
Kadınlar ve gençler; artık "listede olsun" diye değil, oyunun merkezindeler.
Başkan bir kadın; masadaki ağırlık kadınlarda.
Sessiz ama çok net bir değişim.
Ve bir şey daha...
Bir zamanlar sürdürülebilirlik, etik yönetim, sorumlu büyüme gibi kavramlar biraz konferans diliydi.
Sunumlarda güzel dururdu.
Ama hayatın merkezinde değildi.
Şimdi öyle değil.
Bu kavramlar iş dünyasının ana başlıkları.
Kim daha sürdürülebilir, şeffaf ve kim daha sorumlu
Artık mesele bu.
Ve dikkat edin...
Haberin DevamıBu yeni oyunun masasında artık kurumlarında, toplumda daha güçlü koltuklarda olan kadınlar var.
Bu sessiz değişimden ben kendi adıma çok mutluyum.
EYLEME GEÇEN LİDERLİK
PEGASUS Hava Yolları CEO'su Güliz Öztürk, UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı bakın ne diyor.

3