Elektrikli araç kullananda yolda kalma anksiyetesi var

ELEKTRİKLİ otomobillere ilgi çok arttı ve ben de ilgiyle izliyorum.

Sessiz çalışıyorlar, düşük enerji maliyetleri sunuyorlar, teknolojileri her geçen gün gelişiyor. Satış rakamlarına bakınca da tüketicinin bu dönüşümü benimsediği açıkça görülüyor.

Ama yine de bitmeyen bir endişe var.

Özellikle yaz aylarında İstanbul-İzmir Otoyolu'nda bunu net görmek mümkün. Dinlenme tesislerindeki şarj istasyonlarının önünde oluşan kuyruklar, elektrikli otomobil sahiplerinin ortak kaygısını ele veriyor.

"Ya şarjım biterse..."

Aslında mesele sadece bataryanın boşalması değil.

İnsanlar, ihtiyaç duydukları anda bir şarj noktasına ulaşıp ulaşamayacaklarından emin olmak istiyor. Elektrikli otomobil kullanıcısının en büyük konforu da en büyük tedirginliği de aynı yerde başlıyor.

Geçen gün bu konuyu Yüce Auto-Skoda Genel Müdürü Zafer Başar'la konuşuyorduk.

Haberin Devamı

"Biz de tam bu kaygıyı ortadan kaldırmaya çalışıyoruz" dedi.

Anlattığı sistem ilginçti.

Sabit şarj istasyonuna gitmek yerine şarj istasyonu size geliyor.

Yüce Auto-Skoda'nın devreye aldığı mobil şarj araçları, yalnızca Skoda kullanıcılarına değil, marka ayrımı yapmadan tüm elektrikli otomobil sahiplerine hizmet veriyormuş.

Nerede olursanız olun platformu arıyorsunuz; mobil ekip bulunduğunuz noktaya geliyor, aracınızı şarj ediyor ve yolunuza devam ediyorsunuz.

Üstelik bunun için ödenen ücret de normal bir şarj istasyonundaki maliyet seviyesinde tutulmuş.

Zafer Başar'ın dikkat çektiği nokta aslında şuydu.

"Elektrikli otomobilde asıl mesele sadece araç satmak değil, sürücünün zihnindeki 'yolda kalırım' endişesini ortadan kaldırmak."

Ben iki yılda bir Bologna'da yapılan Autopromotec Fuarı'na katılıyorum.

Teknolojik dönüşüm hız kazanırken, hibrit ve içten yanmalı araçların da gelişerek var olacağı kesin.

Elektrikli otomobiller yükseliyor ama enerji altyapısının tam dönüşümü zaman alacak.

O yüzden önümüzdeki on yıl, hibrit zekânın çağı olacak gibi gözüküyor.

Haberin Devamı

KADIN MÜŞTERİ ARTTI

YÜCE Auto-Skoda Genel Müdürü Zafer Başar ile Türkiye'de değişen otomobil tüketicisini de konuştuk.

"Elektrikli otomobil dönüşümü aslında tüketici profilini de değiştiriyor" dedi Başar ve ekledi.

"Türkiye'de araç sahipliği hâlâ Avrupa ortalamasının altında. Araç parkımız yaşlı, nüfusumuz ise genç. Bu tablo, önümüzdeki yıllarda otomotiv pazarının büyümeye devam edeceğini gösteriyor."

Sonra son on yıla ait verileri paylaştı.

"Müşteri kitlesi artık çok daha farklı bir yapıya sahip."

İlk dikkat çeken değişim kadın kullanıcılar.

"2016'da kadın müşterilerimizin toplam satışlarımız içindeki payı yüzde 22.4'tü. Bugün yüzde 32 seviyesine ulaştı. Sayısal olarak ise kadın müşteri sayımız yaklaşık üç kat arttı."

Haberin Devamı

Bir başka dönüşüm yaş ortalamasında görülüyor.

"On yıl önce ortalama müşterimizin yaşı 54'tü. Bugün 44'e düştü."

Bu değişimin en somut göstergesi ise 25-34 yaş grubunda yaşanmış. Bu yaş grubunun toplam müşteri içindeki payı yüzde 3'ten yüzde 20.7'ye yükselirken, 65 yaş üzerindeki müşteri oranı yüzde 22.6'dan yüzde 6'ya geriledi.

Meslek grupları da değişimin yönünü gösteriyor.

Başar'ın üzerinde durduğu bir başka konu ise sadakat.

"Son on yılda her yıl kazandığımız yeni müşteri sayısı yaklaşık 3.4 kat arttı. Tekrar tercih oranımız yüzde 12 yükseldi."

Bu rakamlar bana otomotiv sektöründe sessiz ama önemli bir değişimi anlattı.

Eskiden otomobil tercihleri daha çok fiyat ve teknik özellikler üzerinden şekillenirdi. Bugün ise güven, satış sonrası hizmet, dijital çözümler ve markanın sunduğu deneyim en az otomobilin kendisi kadar belirleyici hale geliyor.