Yine S-400 soruları...

VAZİYET

"Ateşkes mutabakatı"yla yaptırım ve ambargoların kalkması, çeşitli ülkelerde bloke edilen onlarca milyar dolar varlığını alması, Hürmüz Boğazı'nı kontrol etmesi, dünyadaki petrol şirketlerinin ülkeye yatırım yapacak olması İran'ı bölgenin en önemli ülkesi haline getiriyor.

Bundandır ki Umman'ın yanısıra başta Katar ve Suudi Arabistan olmak üzere önemli Ortadoğu ülkelerinin barışı esas olan diyalogla İran'la yakınlaşmaları Trump'la Netanyahu'yu telaşlandırdı. Müslüman bölge ülkelerini çatıştırma akameti Siyonist mihrakları endişelendirdi.

Bu arada Trump'un fasit daireye dönüşen zikzaklarla vaadlerinden döndüğü belirtiliyor. Özellikle Ankara'da söz verdiği Türkiye'nin 1.4 milyar dolar ödediği, "üretim programı"ndan çıkarılmasıyla 16-18 milyar dolar zarara uğratıldığı altı adet F-35'in, yerine F-16'ların, "uçaklarınız göklerde!" seçim reklâmlı Kaan motorlarının satışını askıya alması tartışılıyor.

Savunma sanayii uzmanları, İran'ın "yerli-milli füzeler"le düşürülen F-35'lerin zafiyetinin İran savaşıyla orta çıktığını; Amerikalıların "ek casus sistemleri"ni yerleştirmesiyle İsrail'e ve Yunanistan'a karşı kullanılmama riskini taşıdığını, "güncellemeleri"yle zaman zaman kalkış sorununun çıktığını ve Türkiye'yi Pentagon'a bağımlı hale getireceğini uyarıyorlar.

Sözkonusu füzelerle uçakların üretiminin yıllar alacağı ara dönemde 2.5 milyar dolarla Rusya'dan alınan, Cumhurbaşkanı'nın defalarca "en kısa sürede aktif hale getirilecek" sözünü verdiği S-400 füzelerinin altı yıldır hangarlarda bekletilmesinin sebebi soruluyor.

Ve Trump'un imzaladığı "Amerika'nın hasımlarıyla mücadele (CAATSA) yaptırımları" dayatmasıyla elden çıkarılmasının perde arkası sorgulanıyor. "Madem kullanmayacaklardı, neden abartılı nutuklarla aldılar, madem aldılar neden kullanmıyorlar" soruları soruluyor.

Gerçekten neden

GARABET

"Yandaşlar"ın çarpıtmalara yeltenmeleri

Vakıa şu ki Dışişleri'nin, diplomasinin dışlandığı "otoriter rejim"de Türkiye - ABD ilişkileri, Ankara'dakilere "ekonominizi mahvederim!" tehdit tweetini savuran, Cumhurbaşkanı'na "akıllı ol, aptal olma!" tahkirli mektubu yollayan "dostum Trump"la şahsi ilişkilerle kotarılıyor.

Bu vartada iktidar mahfillerince âlây-ı vâlâyla, "iktidara iliştirilmiş medya"nın "Türkiye'nin bağımsızlığı" iddiasıyla, "Türkiye istediği ülkeden silah alır", "savunmamız güçleniyor" manşetleriyle S-400'lerin yüksünmeden aynı çarpıtmalarla tasfiye edilmesi "pes!" dedirtiyor.

İlginç olan, halk nezdinde itibarı eriyen iktidardakilerin "demokratik meşruiyet" yerine "savunma sanayii" paravanında "meşruiyeti" emperyal ecnebilerden beklemeleri. Keza S-400'lerin alınmasını aylarca propaganda eden "yandaş medya"nın ağız değiştiren çelişkileri.

S-400'lerin alınmasına medhiyeler dizenlerin, bu kez "faaldir" dedikleri "S-400'ler bir Körfez ülkesine satılıyor, Türkiye kâra geçip para kazanıyor!" asparagasları. İktidardakilerin söyletmek istediklerini söylettirdikleri "görevini yapmakla görevli' yorumcular"ın, paralı trollerin, vahim zararı görmezden gelip "S-400'lerin tasfiyesi"ni "bir başarı" olarak sunmaları.

Göz göre göre Saray dalkavukluğuna soyunmakla garabetli çarpıtmalara yeltenmeleri...

TESBİT