Türkiye "savaş ve cephe ülkesi" yapılıyor! - "Mekke İttifakı" mı "Sünni NATO" mu-1

Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki "Mekke İttifakı"nın akıbeti tartışılıyor. Aylardır kamuoyundan kaçırılan on altı maddelik "anlaşma"nın kırılganlıklarının -ikinci maddedeki- "dıştan silahlı saldırının tüm taraflara saldırı olduğu" önkabulüyle "saldırıya uğrayan taraf"a "askerî desteğin" şart koşulması geliyor.

Böylece, Suudi Arabistan'dan havalanan Amerikan savaş uçaklarının, bu ülkelerdeki Amerikan askerî üslerinden atılan füzelerle İran'ın sivil-askerî merkezleri bombalamasına İran'ın "misillemesi"yle Türkiye de doğrudan iki Müslüman ülke arasındaki savaşa sokulması taahhüdüne giriliyor.

"SAVUNMA SANAYİİ İŞBİRLİĞİ" MASKESİ

Konunun uzmanları, Türkiye'nin on iki yıldır havadan Yemen'e saldırıp on binlerce çocuğu - sivili katleden Suudi yönetimiyle imzalanan "anlaşma"yla, ABD/İsrail'in yanına ittiğini nazara veriyorlar. Yine -13 Temmuz 2025'te- Hamaney'in tâziyesinden dönen Yemen/Ensarullah heyetinin uçağının inmesinin engellenmesi amacıyla başkent San'a'daki uluslararası hava sahasını bombalamasıyla çatışmaların alevlendirildiğine dikkat çekiyorlar.

Esasen baştan beri sanki "Suudiler saldırıya uğramış" gibi ifadelerle ortamı oluşturulan "anlaşma"yla -üçüncü maddedeki- "savunma, savunma sanayii ve güvenlik alanlarında yakın işbirliği"nin yanısıra silahlı kuvvetler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin, savunma işbirliğinin güçlendirilmesi"nin tamamen bir maske olduğu belirtiliyor.

Keza -6., 7. ve 8. maddelerdeki- "savunma kuruluşları arasında savunma yeteneklerini geliştirme, ortak eğitim programları ve tatbikatlarla silahlı kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliği lojistik destek hizmetleri, savunma sanayii kurumları arasında teknoloji paylaşımının geliştirilmesiyle ortak üretim"in "anlaşma"da bir paravan olarak kullanıldığı söylenebilir.

Aslında Suudi Arabistan'la sözkonusu "savunma sanayii işbirliği" için, Türkiye'nin Pakistan'la yakın işbirliğindeki gibi Suudi Arabistan'la eğitim, teknoloji, savunma sanayii - askerî işbirlikleri geliştirebileceği, bu "anlaşma"ya ihtiyaç olmadığı aslında ortada.

Bu durumda asıl amacın, Türkiye'yi Ortadoğu kargaşasında ABD/İsrail hesâbına Müslüman İran'a karşı "savaş" arenasına sürüklemek olduğu görülebiliyor.

İSLÂM DÜNYASINDA MEZHEP SAVAŞINI TAHRİK!

Vakıa şu ki bölgede İsrail'e karşı askerî güç olan Irak'ın işgalle ifnâ edilmesi, Suriye'nin iç savaşla tahriple teslim alınmasının ardından İran'ın da bertaraf edilmesiyle İslâm dünyasını Ortadoğu merkezli mezhep savaşı kargaşasına atma komplosu kurulmuş.