Yazı, Trump'ın temsilcisi Tom Barrack'ın Ortadoğu ülkelerine monarşi dayatmasına karşı Türk iktidarının ses çıkarmamasını tepkiyle eleştirmektedir. Yazar, bu sessizliği emperyalizmin bölge ülkelerine nüfuz etmesinin kanıtı olarak görmekte ve özellikle demokratik değerlerin ve milli onurun koruma eksikliğini sorgulamaktadır. Ancak, iktidarın stratejik hesapları ile yazarın beklentileri arasında ne kadar gerçekçi bir boşluk vardır?
VAZİYET
Bilindiği gibi ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Trump'ın Suriye özel temsilcisi Tom Barrack daha önce PYD/YPG'nin Haseke'deki "yerel özerklik konferansı"nda "adem-i merkeziyetçi Suriye" diye "federasyonumsu'-'federasyon altı model"le bölünüp parçalanmasını önermişti.
Barrack, İsrail'in bölgede "arz-ı mev'ud (vaad edilmiş topraklar") iddiasıyla "büyük İsrail" ifsadlı "yüzyıl plânı"nı dayatan Trump'ın Siyonist damadı ve Evanjelik danışmanları gibi, geçen asrın başlarında İngiliz - Fransız mamulü "Sykes-Picot"la Ortadoğu'yu emperyal emeller uğruna etnik ve mezhebî iftiraklarla bölüp parçalanmasını yetersiz görmüş; BOP'la Fas'tan Afganistan'a 22 İslâm ülkesinin ikiye-üçe bölünmesiyle en az 50 devlete dilimlenip ufaltılması tefrika fitnesini ateşlemişti.
En son Antalya Diplomasi Forumu'nda konuşan Barrack'ın, "demokrasilerin başarısızlığı iddiayla "ya iyicil monarşiler' ya da 'meşruti monarşi' olmalı" diye Ortadoğu ve İslâm ülkelerine "tek adam rejimi"ni önermesi maksadı ifşa ediyor. Demokrasiyi ve hukuk devletini İslâm dünyasına çok görüyor; "tek kişi sizi idare etsin, size demokrasi fazla" diyor.
Belli ki emperyal işgalci ecnebiler, İslâm ülkelerini ifsad şebekelerinin uydusu haline getirdiği Körfez emirlikleri - sultanlıkları gibi tek kişilik otoriter rejimler"in kıskacında kalmasını istiyor. Tehditlerle, dosyaları önlerine konularak şantajlarla menhus "fitne ve tefrika projeleri"ne âlet edip kullanacakları "krallıkları" telkin peşindeler.
İsrail'in Golan Tepelerini, Şeyh (Hermon) dağını işgalini, başkent Şam'ı kuşatıp Devlet Başkanı Sarayını ve Genelkurmayı bombalamasına tek kelime söylemeyip İran'ı ve Lübnan'ı suçlayan emperyalizmin işbirlikçisi IŞİD'çi Colanî gibi "tek adam yönetimi"ni istiyorlar.
Bundandır ki her fırsatta "genç, yakışıklı, cesur bir savaşçı!" diye övüp Suriye'nin başına getirilmesini "Ankara'dakilerin zaferi!" sayan Trump gibi, Saray iktidarına övgüler yağdırıyor.
Ve Bediüzzaman'ın ikazıyla "efkâr-ı ammenin (millet irâdesinin)" temsilcisi Meclis ve demokratik yönetim yerine, "ince bir tel gibi rüzgârın her tarafa heva ve hevesin tehyiciyle çevrilmeye müstait olan rey-i vahid-i istibdadı (tek adam otoriter rejmlerini) İslâm ülkelerinin başına musallat etme emelini gizlemiyor. (Münâzarât, 24, 40)
TESBİT
Neden "Ey Barrack!" demiyor
Vahim olan, Trump'ın temsilcisinin, Cumhurbaşkanı'nın, bakanların, diplomatların, iktidar partisi yöneticilerinin önünde küstahça İslâm ülkelerine "tek adam rejimi"ni reva görmesine suskun kalınması.
ABD/İsrail'in 168 kız çocuğunu katlettiği İran'a saldırıyla alevlenen savaşta on bin kilometre öteden gelip saldıran soykırımcı haydut saldırgan zâlimleri değil, saldırılanları - mazlumları eleştiren, Amerikan peyki Körfez şeyhleriyle Trump'ı "teğet" geçip İran'ı kınayan Dışişleri Bakanı'ndan ses seda çıkmaması.
Gerçekten, her defasında "Ey Netanyahu!, Ey katil devlet!" diye rest çeken Cumhurbaşkanı, neden "Ey Tom! Sen kim oluyorsun ki bize ayar vermeye, rejim biçmeye kalkışıyorsun, haddini bil!" demiyor Niçin hâlâ tek kelime tepkide bulunmadığı Trump'a "Bize demokrasiyi çok gören adamını çek!" diye seslenmiyor
Tesbit şu ki bu çekingenlik, Cumhurbaşkanı'nın "Ben bu makamda olduğum sürece asla serbest kalmayacak!" taahhüdünü verdiği casusluktan otuz beş yıl hapisle yargılanan Amerikalı rahip Brunson'un, Trump'ın "ekonominizi mahvederim!" tehditli tweetiyle apar topar tahliye edilip ülkesine yollanmasına benziyor. Yine "dostu Trump"un "aptal olma, akıllı ol!" tahkirli mektubunu; imzaladığı "Türkiye Cumhurbaşkanı ile ailesinin Amerika ve yurtdışındaki mal varlığının araştırılması" şantajını hatırlatıyor.
Gerçekten, Türkiye'ye, bütün bölge halklarına ve İslâm dünyasına açıkça hakaret eden "Trump'ın adamı" neden Dışişleri'ne çağrılıp hesap sorulmuyor

5