VAZİYET
AKP'nin on iki maddelik "çerçeve yasa teklifi"nin kırılganlığının başında, "PKK/KCK terör örgütünü kurma, yönetme, örgüte üye olma, bileisteyerek yardım etme, örgütün propagandasıyla faaliyetleri" kapsaması geliyor.
Ancak iktidardakilerce "kurucu önder" övgüsüyle "liderleştirilen" terörist başınca İmralı'da hazırlandığı ya da "onaylandığı" söylenen "çerçeve"de Meclis komisyonu raporunda deklare edilen demokratikleşme, hukuk, hak ve hürriyetlere dair hiçbir düzenleme bulunmuyor.
Terör örgütünün, bağlı unsurların üyelerinin işledikleri terör suçlarıyla ilgili soruşturma ve kovuşturmalarla mahkûmiyetlerin kaldırılıp infazının ertelenmesiyle kalınırken, Anayasa Mahkemesi'yle AİHM'nin mükerrer "hak ihlâli"nden "derhal tahliye kararları" yine kapsam dışı.
Sırf "Seni başkan seçtirmeyeceğiz!" çıkışından on yıldır hapis tutulan Demirtaş'la seçilmiş siyasetçilere, gazetecilere, sivil toplumculara dayatılan hukuk dışı haksızlıklar hâlen kaldırılmıyor. Bahçeli'nin tekrarladığı "Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına..." çağrısı bir defa daha havada kalıyor.
Özellikle "Saray iktidarı"nın "aparatı" haline getirilen "tâlimatlı yargı" üzerinden 19 Mart operasyonlarıyla muhalefeti sindirip dağıtma komploları, seçilmişleri yargısız infazla tutuklatıp yerlerine "yandaş kayyım" atamaları yoğunlaşarak devam ediyor.
"Örgüt suçu"na sokularak uydurulmuş "gizli tanıklar"la, "hapisten çıkamazsınız!" tehditleriyle "etkin pişmanlık"tan devşirilmiş "itirafçılar"ın iftiralarıyla derdest edilen belediye başkanlarıyla yüzlerce çalışanın haksızlığa uğratılmalarına; âileleriyle, çocuklarıyla, "cezaevine konulma" şantajlarıyla seçilmiş başkanların, milletvekillerinin partilerinden istifa ettirilip, "pazarlıklı baskılar"la iktidar partisine transferlerine karşı hiçbir önlem alınmıyor.
Özetle, bütün bu çarpıklıklar, "süreç"in "toplumlaşması"nı, millete mal edilmesini engelliyor. "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanunu" denilen "çerçeve yasa"nın terör örgütüne hasredilmesiyle "millî dayanışma ve bütünleşme" değil, milletin kutuplaştırılması fitne ateşi söndürül(e)miyor...
TESBİT
"erçeve"de "silah bırakma" çelişkisi...
"erçeve yasa"nın ilk maddesinde "PKK/KCK terör örgütünün ve bağlantılı oluşumların fiilî varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve teyidine dair Millî Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete'de yayımlanması" şartının koşulması dikkat çekici.
Keza 8. maddede "örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç gereç, patlayıcı maddenin kayda alınması" kaydı, iktidardakilerle "yandaş yorumcular"ın iddialarının aksine terör örgütü unsurlarının silah bırakmadığının itirafı oluyor.
Zira Trump'ın "İran'da kargaşa ve kalkışma için verdiğimiz silahlara el koydular" dediği "İran PKK"sı PJAK'tan Kandil ve Kuzey Irak kamplarındaki binlerce militanının silahlanmayı sürdürdükleri ortada. ABD/İsrail'in Türkiye'nin dibinde emperyal ecnebilerin işbirlikçisi "Suriye PKK'sı" PYD/YPG'nin 100 bin militanını silahlandırarak "ordu" kurdurduğu herkesçe biliniyor.
Dahası terör örgütü elebaşları, bütün dünyanın önünde küresel işgalcilerin arka çıkması şımarıklığıyla "silâh bırakmayacakları"nı, "örgütü feshetmeyecekleri"ni açıkça bildirdiler.

30