Hâlâ deprem siyaseti!

"Otoriter rejim"de demokrasi ve hukukun berhavayla "siyasetin sopası" hâline getirildiği, "tâlimatlı yargı"nın su-i istimaliyle "iktidar cephesi"nin "şantajlar"la siyasî rakiplerini tasfiye operasyonları sürerken, üzerinden üç yıl geçen 6 Şubat depremi tartışmaları devam ediyor.

Tartışmaların başında, deprem âfetinin siyasete âlet edilmesinde partili Cumhurbaşkanı ile "iktidara iliştirilmiş medya"nın, muhalefet temsilcilerinin iktidardakilerden kat kat fazla olan, on bir ili kapsayan deprem bölgesini ziyaretlerini istihfaf etmesi geliyor.

Milletin deprem bölgesinde iş yapma görevini verdiği hükûmetin Şehircilik Bakanı, "denetim" vazifesini yapan muhalefete insafsızca "tek bir çivi çakmadınız!" isnadında bulunuyor.

İktidarın üç gün sonra gittiği deprem bölgesinde, salgın dönemindekine benzer şekilde muhalefet belediyelerinin daha ilk saatte depremzedelere yardımının yasaklanmasına; gönderilen ekiplerce enkazın kaldırılmasının yanı sıra gıda, su, giyecek, battaniye, ısıtma cihazı gibi temel ihtiyaçların karşılanmasının engellenmesine rağmen sağlanan her türlü destek, sırf siyasî sâiklerle gözardı ediliyor.

220 BİN VATANDAŞ HÂLÂ KONTEYNERLERDE!

Yine muhalefet belediyelerince yardım TIR'larının deprem şehirlerine sokulmamasına, topladıkları yardım paralarına el konulup bloke edilmesine rağmen kurdukları onlarca aşevi, sağlık merkezi, seyyar hastane, çadır ve konteyner kentler bile bile inkâr ediliyor.

Bundandır ki muhalefet sözcüleri, muhalefet belediyelerinin ilk günlerden itibaren 9 bin 638 araç ve 28 bin 521 personelle sahada görev aldığını; 7 bin 200 TIR, 4 uçak ve 6 gemiyle âfetzedelere yardım ulaştırıldığını hatırlatıyorlar.

Belediyelerce 573 kişinin enkazdan sağ çıkarıldığı; 1,6 milyon depremzedeye sıcak yemek, 4 milyon ekmek ulaştırıldığı; 782 bin yardım kolisi, 527 bin battaniye ve 84 bin hijyen paketi dağıtıldığı; 66 bin depremzedeye sağlık hizmeti sunulduğu; "yaşam alanları"yla 222 birimlik yerleşkenin açıldığı, 40 bin metrekarelik kent parkının inşa edildiği ifade ediliyor. Ayrıca milyarlar harcanarak deprem bölgesinde okul, eğitim kampüsü ve köprülerin inşasıyla kalıcı yatırımların yapıldığı belirtiliyor.

Ancak en büyük yanıltma "deprem konutları" üzerinden yapılıyor. Zira Cumhurbaşkanı'nın günler sonra gittiği deprem bölgesinde "bir sene içinde 655 bin konut yapıp teslim edeceğiz!" vaadine karşılık, üç yılın sonunda âlây-ı vâlâ ile hâlen "bağımsız konut" denilip tek gözlü dükkânlar da eklenerek ancak 435 bini âdeta bir "lütufmuş" gibi sunularak teslim edilmiş, 220 bin konut dördüncü seneye bırakılmıştır.