Her halûkârda kaybeden "otoriter rejim" kıskacındaki "tek kişilik hükûmet"in yargının yanısıra her fırsatta dinî-manevî değerleri siyasette istimali sürüyor.
Mâlum "Ramazan şenlikleri" denilerek ibadet ve dua ayının, siyasetin arenası haline getirilmesiyle kalınmadı. Okullarda "Ramazan etkinlileri"yle, "kazı kazan oyunu"yla, bir ilâhînin seslendirilmesi, bir okulda İstiklâl Marşı'nın Arapça okunması üzerinden istismar edildi.
Belli ki "din üzerinden yapay tartışmalar"la Türkiye'nin eğitimde OECD'de kötü notla en altta yer alması, "Filistin Eylem plânı"nda "büyük İsrail projesi"nde ve emperyal güçlerin yanında yer alması başarısızlığı ya da göz göre göre 180 kız çocuğu bombalayıp katletmekle, ticaretin katlandığı soykırımcı Siyonist İsrail'le Müslüman komşu İran'a savaşı tetikleyen "dostum Trump"ın tek kelime kınanmamasının üstü örtülüyor.
"HERKES DİNDARLIKTAN KAIYOR!"
İktidar partisinin evinde kurulduğunu bildiren bir yazarın, yıllar öncesinden "ehliyet ve liyâkattan uzaklaşır, adaletten sapar, basit insanları yüceltir, değerli insanları aşağılarsanız, o zaman varacağınız yer leş kargalarına yem olmaktır" yakınması bundan. (Abdurrahman Dilipak, Akit, 3.8.19)
Bundandır ki "Şimdiki 'zıpırlar' açgözlü ve açıkgözlü. 'Az zamanda birçok iş başarıp', emeksiz kazancın sırrını keşfettiler. Akıllarınca Hacca gider defteri sildirtirler, yolun sonuna varınca tevbe ederler!" eleştirisiyle yakınıyor. "Kaşığı belinde dolaşan birileri helâl-haram, rüşvet, torpil demediler. 'Gayeye giden her yol meşru idi' bunlar için. Vurgunlarını gizlemek için, haram mâlın zekâtı olmayacağını, haram malla hayır yapılmayacağını bilmezden gelerek, yediklerinin zekâtı etmez bir parayla cami, okul, yurt yaptılar. Oralara adlarını verdiler. Hem Allah'ı, hem de insanları kandırmaya çalıştılar akıllarınca!" tepkisi veriyor.
AKP kurucusu Meclis eski Başkanı Bülent Arınç, "Herkes dindarlıktan kaçıyor! Dindarlık herkesin kaçtığı bir noktaya geldi. (...) Millet Müslümanlığı bıraktı, başörtüsünü, namazı terk ediyor" serzenişiyle hayıflanıyor. (gazeteler, 13.2. 26)
SİYASÎ RAKİPLERİNE "DİN DIŞI" İSNADI!
Vahim olan, yirmi üç yıllık AKP iktidarında, "otoriter rejim"de camilerde iktidar partisinin propagandasının yapılmasına, kürsülerde, minberlerde, iktidardakilere cami meşrutalarında "siyasî toplantılar"la iktidar partisi adaylarının tanıtılıp farklı siyasî kanaatteki Müslümanlar rencide edilmesine, dinî değerlerin siyasette tepe tepe kullanılmasına Diyanet'ten tek bir "ikaz"ın ve düzeltmenin dahi yapılmaması.

23