Başta "hiçbir şartının olmadığı" teminatı verilen "Terörsüz Türkiye" sloganlı "süreç"in "çerçeve yasası" Meclis'te.
Öncelikle "teklif"in yalnızca terör örgütü militanlarının terör suçlarını kapsayıp demokratik reformlarla ilgili hiçbir düzenlemenin olmaması istifhamları arttırıyor.
Daha ilk günde iktidar mahfillerince "Anayasa değişikliği"nin, politik pazarlıklı kombinezonların ortaya atılması, bu "süreç"in de millet nezdinde itibarı tükenen, Saray iktidarının "tek adam rejimi"nin ikamesine dair siyasî hesaplarına kurban edileceği endişesini veriyor.
Görünen o ki millet iradesinin temsilcisi Meclis zemininde "çözüm"ü hiçe sayan üstenci tavırla "yasa"yı parti gruplarından kaçıran iktidardakiler, muhalefetin demokratik katkısını değil, sadece oyunu istiyor.
ADALET DE "EREVE" DIŞI!
Özellikle muhalefete operasyonların sürdüğü vartada Anayasa Mahkemesi'yle AİHM kararlarının uygulatılmaması "iktidar cephesi"nin samimiyetini sorgulatıyor.
Tam da "çerçeve yasa"nın Meclis'e sunulduğu günde ana muhalefet konumundaki Yeni Parti Genel Başkanı'yla milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması fezlekelerine yenilerinin eklenmesi, il başkanlarının tutuklanması; "siyasetin sopası" haline getirilmiş "tepeden tâlimatlı" yargının baskınlarıyla onlarca seçilmiş belediye başkanının, yüzlerce çalışanın tutuklanarak hapse atılması, yerlerine "yandaş kayyımlar"ın atanması çarpıklığın göstergesi.
arpıklıkların başında, demokratikleşmenin ıskalandığı terör örgütü odaklı "teklif"te terör örgütüne "özel af" getirildiği düşünülen, muhalefetin kazandığı kamu kurumu belediyelere "suç örgütü!" ithamı geliyor.
Katliamların emrini veren terör örgütü elebaşlarıyla militanlarının cezaları kaldırılırken, "masumiyet kriteri"nin peşinen çiğnenmesiyle "yargısız infaz"la belediye başkanlarına "terör örgütü başı", personeline "örgüt üyeleri" isnadı, vehameti ifşa ediyor.
Ancak en vahimi, hukukun temel kriterlerinin başında gelen "kanun önünde, suç ve cezada eşitlik" esasının hiçe sayılmasıyla adaletin de "çerçeve dışı" bırakılması.
Adalet Bakanı'nın yüksünmeden "sadece PKK mensupları için düzenleme var" ifadesi adaletsizliğin ikrarı.
"SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ"NÜ KAPSARKEN...
Şu hale bakın; "silah bırakmayıp kendini feshetmediği" güvenlik ve istihbarat birimlerince tescillenen terör örgütüne "münfesih örgüt" yanıltmasıyla 100 binlerce uzun namlulu silah, bomba ve patlayıcıyla her türlü kanlı terörü yapmış, terör eylemlerine karışmış teröristler affediliyor. On binlerce bebeği, çocuğu, kadını, yaşlıyı, köylüyü, sivili katletmiş; askeri, polisi, öğretmeni, imamı şehid etmiş, köy basmış, yol kesmiş, şantiyeleri ateşe verip katliam yapmış katiller için "yasal düzenlemeler" yapılıyor.

31