Yazı, Batılı sinema ve medyanın Müslüman dünya üzerinde yarattığı ideolojik kuşatmayı, özellikle Siyonizm propagandasını ve 'Yenilmez Amerika' mitini analiz etmektedir. Bu argümanı, Hollywood'un Rambo filmlerinden başlayarak kadın bedeni temsiline ve cinselleşmeye kadar uzanan yapısallaştırılmış bir hâkimiyet sisteminin parçası olduğu iddiasıyla desteklemektedir. Fakat bu analiz, çok farklı konuları tek bir ideolojik çerçeveye sıkıştırırken, tarihsel olayların seçici okumalarına ve doğrulanmamış iddialara dayanıyor mu?
Müslümanlar hiçbir zaman bir başka dinin düşmanı olmadı, biz Siyonizm'e karşıyız. Faşizme de Bolşevik diktatörlüğüne de her türlü darbecilere de. Antisemitist falan hepsi atmasyon bunların. Bir ırkı, bir milleti aşağılamak bizim işimiz değil, biz insanlık dışı ideolojileri sergiliyoruz.
İşimiz bu...
Gelin açık konuşalım. Cesaret bize Muhammedî bir miras. Âyetlerimizden bunu öğrendik. Lafı gevelemeye gerek yok.
***
Adamlar ABD medyasında 1860'larda başlamışlar beyin yıkamaya: 6 milyon Yahudi katledildi!
Daha Hitler'e 80 yıl var birader. Sonra her yıl bunu tekrarlamışlar. Son perde Holokost, 6 milyon gaz odasında... Öyle bir yalan ki Hollywood filmlerinde gerçeğe dönüşmüş. Alayımızın beynine format...
Hitler denen faşo sadece Yahudileri öldürmüş bunlara bakarsan. Halbuki Hitler önce Marksistleri, Sosyalistleri, Sosyal Demokratları, Liberalleri, Çingeneleri ve Polonyalıları katletti. Milyon kere milyon yaptı bunu. Kimse söylemez nedense. Ülkemin Kayseri'de Suriyelilere katliam provası yapan, içinin çirkefi yüzüne vurmuş holigan ırkçıları bunu dile getirmez. Ülkemin dandirikten solcuları Mora ayaklanmasında kaç milyon Müslümanın yok edildiğine kördür mesela. Bosna'daki soykırım onlar için uzak gezegen. Afganistan, Irak yoktur sözlüklerinde. Filistin'deki cinayetlere, "onlar da toprak satmasaydı" diyen adamların ülkesidir burası.
***
Biz şu katledilen Yahudiler meselesine dönelim. Siyonistlerin propagandası hepimizi şartlandırdı. Yalana uyduk. "Hitler ve 6 Milyon" yalanı en tepeye çıktı. Biz tek bir mazlumun bile ölmesine hayır diyen bir inancın çocuklarıyız. Ama buna inandık. Kör olduk. Yalan bizi kuşattı.
Ondandır Gazze'deki Siyonist katliam şaşırttı insanları. Oysa 75 yıldır sürüyordu. Ondandır İran'a yapılan saldırı karşısında apışıp kaldı bizim ehlihiddet takımı. Hele İran şerefiyle direnince döküldü bazı foyalar...
Ülkemizin aklıselimi, en üstten insani tavrını koyunca, "Sünni-Şii ayrımı falan fasarya Müslüman kardeşlerimiz saldırı altında" deyince... Neyse ki toz oldu ortadan tekfir...
***
Fakat esas anlatmak istediğim bu değil. Hollywood'un nasıl bir ideoloji yarattığına gelmek istiyorum. Bu ideoloji sosyal-medyaların da ideolojisidir bugün.
Nedir Şöyledir: Rambo çıkar ortaya!
Önce kovboylar vardı. Kızılderililere medeniyet götüren. Onları çadırlarında çoluk çocuk kesen. Sonra bazılarını getir götür işinde kullanan. Sonra Süpermen. Fakat Rambo başka. Rambo fakirlikten gelmiştir, mücadele etmiştir, garip gurebaya yardım etmiş, sonra Amerikan devletinin burnu büyük bürokratlarıyla kapışmış, ardından Amerika için savaşmış, sarıklıları sakallıları komünistleri ve bilumum düşmanları öldürmüş, yok etmiştir. Öyle bir adamdır Rambo...
Nasıl bir hikâye ama Hemen herkesin bam teline basan bir hikâye. Fakirlik, itilmişlik, züppelerle arıza, cesaretle savaş. Öyle bir savaş ki Terminatör halt etmiş yanında.
Öyledir, Amerika'nın yenilip kaçtığı yerlerde bile galiptir Amerika. Böyle işlenmiştir zihinlere o filmlerde.
Rambo Amerikan halkıdır. Eleştirdikleri şeyi eleştirir (vay be, ne demokrasi ama) fakat Özgür Dünyanın düşmanları vardır, onlarla savaşılacaktır. Niçin Oraya da özgürlük demokrasi falan getirmek için. Bu öyküyü Amerikalılar giymiştir, biz de giydik. Süpermen'i Rambo'yu sevdik ve ardından ezbere Kahrolsun Emperyalizm dedik. Ne acı bir trajedi. İşte böyle kuşatıldık Hollywood ideolojisiyle. "Yenilmez Amerika" böyle büyüdü içimizde...

6