Dünya genelinde çalışma hayatı hızlı bir dönüşüm geçiriyor. Teknolojik gelişmeler, dijitalleşme ve özellikle pandemi süreci, çalışma biçimlerinin yeniden gözden geçirilmesine yol açtı. Uzaktan çalışma, yarı zamanlı istihdam ve serbest çalışma gibi yeni nesil çalışma modelleri, birçok ülkede iş gücü piyasasının önemli bir parçası haline gelmiş durumda. Ancak veriler, Türkiye'nin bu dönüşüm sürecinde hâlâ önemli bir potansiyel barındırdığını gösteriyor.
Avrupa Birliği verilerine bakıldığında, ücretli çalışanların yaklaşık yüzde 14.8'inin kısmi zamanlı çalıştığı görülüyor ve bu oran her geçen yıl artış göstermeye devam ediyor. OECD genelinde ise yarı zamanlı çalışma modelleri toplam istihdamın yaklaşık yüzde 18'ini oluşturuyor. Türkiye'de ise bu oran yüzde 6.5 seviyesinde kalıyor. Bu durum, Türkiye'de iş gücü piyasasında esnek çalışma modellerinin henüz yeterince yaygınlaşmadığını ortaya koyuyor.
Bu alandaki en dikkat çekici örneklerden biri Hollanda. Hollanda'da kısmi zamanlı çalışanların oranı yüzde 37 seviyesine ulaşmış durumda. Aynı zamanda ülke, yüzde 82.5 istihdam oranı ile Avrupa Birliği'nin en yüksek istihdam oranına sahip ülkelerinden biri. Bu örnek, esnek çalışma modellerinin istihdamı artırabilecek önemli araçlardan biri olabileceğini gösteriyor.
Uzaktan çalışma; özellikle bilgi teknolojileri, finans, danışmanlık ve hizmet sektörlerinde kalıcı bir çalışma biçimi olarak yerleşmeye başladı. Türkiye açısından bakıldığında, uzaktan çalışma konusunda da önemli bir potansiyel bulunuyor. OECD'nin yaptığı analizlere göre, Türkiye'de çalışan nüfusun yaklaşık yüzde 21'i için uzaktan çalışma mümkün. Eğitim seviyesindeki artış ve dijital altyapının güçlenmesi ile birlikte uzaktan çalışmanın uygulanabileceği mesleklerin sayısının da artması bekleniyor.
Hızla büyüyor
Yeni nesil çalışma modelleri özellikle kadınlar ve gençler için önemli fırsatlar yaratıyor. OECD ülkelerinde kadın çalışanların yaklaşık yüzde 21'i kısmi zamanlı çalışma modeliyle istihdam ediliyor. Türkiye'de ise kadınlarda bu oran yüzde 9 seviyelerinde bulunuyor. Esnek çalışma modellerinin yaygınlaşması, iş ve aile hayatını dengelemek isteyen kadınların iş gücüne katılımını artırabilecek önemli bir politika aracı olarak görülüyor.
Öte yandan küresel iş gücü piyasasında serbest çalışma modeli de hızla büyüyor. Yapılan araştırmalar, kısa süreli ve proje bazlı işlerin küresel pazar büyüklüğünün 5.6 trilyon dolara ulaştığını gösteriyor. Bu pazardan elde edilen gelirin yüzde 56'sı serbest çalışanlar (freelancer) tarafından kazanılıyor.
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından yapılan araştırmalar da yeni nesil çalışma modellerinin istihdam üzerindeki potansiyel etkisini ortaya koyuyor. TİSK bu piyasa araştırmalarını düzenli olarak yapmakta. Nitekim bu araştırmalar aslında ülkemiz işgücü piyasası bakımından önemli fırsatlara sahip olduğumuzu da gösteriyor. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yaptığı görüşmede de yeni nesil çalışma modellerinin hayata geçirilmesi konusundaki beklentilerini iletmişti.

18