Çalışma hayatında dönüşümün yılı

2025, işgücü piyasaları için sadece ekonomik göstergelerin değil, yeni paradigmalara geçişin de yılı oldu. Küresel ölçekte iş yapış biçimleri, beceri talepleri ve iş gücünün yapısı hızla dönüşürken, Türkiye'de de çalışma yaşamını etkileyen çok boyutlu ekonomik ve yapısal değişimler yaşandı. İşgücü piyasaları bağlamında 2025 yılının en dikkat çekici konusu, makro eğilimlerin işgücü üzerindeki etkisi oldu. Dünya Ekonomik Forumu'nun verilerine göre; 2025 ile 2030 arasında,

■ Dijitalleşme ve yapay zekâ,

■ Yeşil dönüşüm,

■ Jeoekonomik parçalanma,

■ Belirsizlik ortamı,

■ Demografik değişimler gibi faktörler çalışma hayatını şekillendirecek. İçinde bulunduğumuz dönemde işgücü talebinde hızlı dönüşümler, yeni beceriler ve yeni roller öne çıkarken; mevcut işler de yeniden tanımlanıyor. Özellikle yapay zekâ, otomasyon ve veri odaklı meslekler, önümüzdeki yıllarda en çok talep gören alanlar arasında yer alıyor. Buna karşılık idari işler ve düşük beceri gerektiren rollerde küçülme eğilimleri sürüyor.

İSTİHDAM VE BÜYÜME

OECD'nin 2025 İşgücü Görünümü raporu, gelişmiş ülkelerde işsizlik oranının yaklaşık %4,9 ile düşük seyrettiğini, katılım oranlarının ise yükseldiğini gösteriyor. Ancak 2025 yılı değerlendirmelerinde dikkat çeken nokta, istihdam artışının yavaşlamasıydı. Bu tablo, ekonomik büyümenin sınırlarına yaklaşıldığı bir dönemde, ülkelerin üretkenlik ve beceri yatırımlarını artırmasının zorunlu hale geldiğini gösteriyor.

Türkiye'de de özellikle dijital becerilere sahip işgücüne talep artıyor. 2025–2030 döneminde çalışanların önemli bir bölümünün becerilerinin yeniden tanımlanması gerektiği öngörülüyor ki, bu da insan kaynakları stratejilerinin yeniden şekillendiğini gösteriyor. Diğer taraftan, hala yüksek olan enflasyon ve ekonomik belirsizlik, çalışan beklentilerini de değiştiriyor. Artık sadece ücret değil, esneklik, yan haklar ve yaşam kalitesi gibi unsurlar da çalışanlar için daha önemli hale gelmiş durumda.

YENİ BİR EŞİK

2025'i geride bırakırken küresel ve Türkiye işgücü piyasaları, belirsizliklerle dolu dinamik bir dönüşüm sürecine girdi. 2026'yı beklerken elimize birkaç önemli gösterge ulaştı: Ekonomik büyüme tahminleri, teknolojik ivmeler, istihdam trendleri ve politika odaklı planlar. Bu göstergeler bize, çalışma hayatının 2026'da hem fırsatlarla hem de risklerle şekilleneceğini söylüyor.

2026 BEKLENTİLERİ

Küresel ekonomik görünüm 2026 için nispeten ılımlı bir büyüme öngörüyor. Bununla birlikte, teknoloji odaklı belirsizlikler gündemde. Yapay zekânın işgücü üzerindeki etkisine dair sesler giderek yükseliyor; hatta bazı bilim insanları, 2026'nın belirli işler için daha fazla otomasyon ve iş kaybı yılı olabileceğini ifade ediyor. Küresel işgücü piyasası eğilimlerinde 2026 için öne çıkan başlıkları şu şekilde sıralamak mümkün:

■ AI okuryazarlığı artık eğitimde değil, iş hayatında zorunlu bir kriter hâline geliyor: İş arayanlardan sadece teknik beceri değil, yapay zeka araçlarını etkin kullanabilme yetkinliği bekleniyor.