Çalışana rekabet yasağı nasıl işler

İşverene ait bilgileri kullanarak işverene zarar verme ihtimali olan işçiler için söz konusu olan rekabet yasağı, çalışanın iş sözleşmesi sona erdikten sonra işverene rakip bir işletme açmasını, rakip bir işletmede işe girmesini veya bunların dışında rakip işletme ile herhangi bir menfaat ilişkisine girmesini yasaklayan hükümleri ifade ediyor.

Günümüzde birçok işveren üst düzey çalışanlarının müşteri bilgilerini kullanmasını engellemek adına rekabet etmeme sözleşmesi imzalattırma yoluna başvuruyor. Genellikle bu sözleşmelerde yasağın ihlaline bağlı olarak yüksek cezai şartlar öngörülüyor. Bugüne kadarcezai şart bedellerinin Türk Ticaret Kanunu'ndaki genel hüküm nedeniyle ticaret mahkemelerinde talep edilmesi kabul edilmekteydi.

Yargıtay daha sonra verdiği kararında rekabet yasağına ilişkin hükümlerin iş sözleşmesi ile bağlantısını vurgulayarak iş mahkemeleri kanunundaki özel hükümden hareketle iş mahkemesinde görülmesi gerektiğine karar vermişti. Mahkemeler arasında tartışma konusu olan bu durum 2023/1 Esas, 2025/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile kesin olarak çözüme kavuştur. Karara göre 6098 sayılı Kanun'un 444 ila 447. maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda asliye ticaret mahkemeleri görevlidir.

Ciddi risk olmalı

Rekabet yasağı sözleşmeleri ancak birtakım koşulların varlığı halinde geçerli kabul ediliyor. Çalışanın öncelikle işverenin müşteri çevresi veya üretim sırları veya işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı bulunmalı. Bilgi edinme imkanı bulunmayan işçi ile rekabet yasağı sözleşmesi yapılsa da yasak geçerlilik taşımayacaktır.

Çalışanın müşteri çevresine veya üretim sırlarına erişiminin olması da tek başına yeterli değil. Çalışanın bahsedilen bilgilere ulaşma imkanı bulunsa da işverene ciddi zarar verme imkanı bulunmuyorsa yine rekabet yasağı geçerli olmayacaktır.

Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini sınırsız ve hakkaniyete aykırı şekilde tehlikeye düşürmemeli, bu nedenle süre yer ve konu bakımından sınırlandırılmış olmalıdır. Rekabet yasağının süresi iki yılı aşamaz. Aksi durum işçinin ekonomik anlamda yıkımına neden olabilecektir. Rekabet yasağı ayrıca işverenin tüm faaliyet alanını kapsamamalı ve işçinin somut göreviyle sınırlanmalıdır. Örneğin bir mesleğin kapsamına giren bütün işlerin yasak kapsamına alınması mümkün değil. Yargıtay'a göre özellikle şirketlerin ticaret siciline kayıt sırasında faaliyet alanlarının geniş tutulduğu ülkemizde, işçinin bütün alanlarda çalışmasının sınırlandırılması mümkün olmaz. İşçinin işverene ait işyerinde yapmakta olduğu işle doğrudan ilgili ve işverenin asıl faaliyet alanına giren işler bakımından böyle bir sınırlama getirilmelidir. Faaliyet kapsamı olarak çok geniş tutulan yasaklar kelepçeleme olarak değerlendiriliyor.

Rekabet yasağının uygulanacağı alan da coğrafi bölge, şehir ya da işverenin faaliyetinin etki alanı olarak sınırlanmalı. Her hâlükârda yasak, işverenin fiilen yürüttüğü faaliyet alanının sınırlarını aşamamalı. Özellikle tüm Türkiye olarak getirilen rekabet yasakları baştan mahkeme tarafından reddedilmektedir. Yurt dışına ilişkin yasaklarsa tartışmalı. Bazı görüşler şirket, uluslararası bir şirket ise ve kişinin işini uluslararası şirketin diğer şehirlerinde yaparak şirkete zarar verme imkanı varsa uluslararası rekabet yasaklarını da kabul ediyor. Fakat bazı görüşler ise rekabet yasağının yurt dışına genişletilemeyeceğini savunuyor. Son sözü yargı söyleyecek.