Yeteneğe karşı fiziki yeterlilik!

Cem Dizdar
Bugün
25

Milli Takım'ın hücum etme sıkıntısı yaşamayacağını tahmin ediyorsak da nasıl sonuçlandıracağımız ve savunmada yaşanacak problemler gibi kaygılarımız sabitti. "Savunma öğrenilir" demişti, bir zamanlar Marcelo Bielsa... Avustralya bunu doğrular düzende oynadı. İlk devre topa talip olmadan savunmadan bütünleşik durup, bizimkileri orta yapıp, şut denemeye yönlendirdiler. Bizimkiler de onların isteğine uydu ne yazık ki! Nihayetinde Abdülkerim Bardakcı'nın direkten dönen şutunun ardından, doğru işlenmiş pozisyonu tamamlayan Arda Güler'in vuruşu kalecileri Patrick Beach'te eridiğinde, savunma zaafiyetimiz tek pozisyonda ortaya çıktı.

Yeni baş belası

Kaleciden 3 pasla çıkıp gol yaparlarken, bizim savunmanın hem enine birlikteliği hem de geçişlere karşı dönüş hızı düşüklüğü bir kez daha görünür hale geldi. İlk devre hücumda gösterilen efor ikinci devre öne çıkan rakibe karşı bu kez savunmada gösterilmeye başlanınca, fiziksel açıdan durum iyice belirsizleşmeye başladı. Vincenzo Montella, santrfor pozisyonundaki Kerem'i bulamayan takıma topa daha mahir iki ismi, Kenan ile Yunus'u takviye gönderdi. Böylece takım 60'a doğru başlangıç ivmesini bulur gibi olduysa da bu kez de yeni baş belası '"su ve reklam molası" araya girdi ve oyun yeniden aleyhimize "soğudu!" Oyunu ısıtmaya çalışırken de baştan beri denemeye mahkum edildiğimiz şutu, bizimkilerden topu kapan, Metcalfe denedi ve maçı da bitirmiş oldu! Avustralya, doğru savunma yapmanın önemini bir kez daha gösterirken, "Biz yapamadık"tan daha fazla "Onlar yaptı" diye düşünmek gerekiyor. Hatırlanırsa Montella, hazırlık maçlarını özellikle Avustralya provası olarak gördüklerini söylemişti.