İlk devre skoru, hücum organizasyonlarından bağımsız olarak aslında 'modern savunma'nın getirisi olarak okunmalı. Tıpkı Dünya Kupası şampiyonu İspanya gibi Fenerbahçe de aslında rakibine kurduğu pas üstünlüğü sayesinde önce savunmayı sağlamladı. Sonra da verimli şut yüzdesiyle skoru buldu. Öyle ki, ilk devre sonunda ev sahibi 0.17'lik 'gol beklentisi'ne rağmen iki gol bulmuştu. Gerçek üstünlük pas sayısındaydı. 296'sı isabetli olmak kaydıyla 326 pasa karşın Sturm Graz'a kalan 75 pas... Yani esasen 'Top sendeyse gol yemezsin' kuralı işledi...
Oyunu kontrol etti
İkinci devre uzun süre Sturm Graz'ın bir kornerini ihmal edersek gol olabilecek herhangi bir şey olmadı. Hatta 60'a kadar tüm ikinci devre istatistikleri '0'a (yazıyla sıfır) yakındı. 60'tan sonra Fenerbahçe şutları ile kaleci Daniil Khudyakov kurtarışları istatistikleri şöyle bir yükseltti ancak ilk devre skoru değişmedi. Fenerbahçe ısrarla topu ve haliyle oyunu kontrol ederek ikinci maç için çok önemli bir avantaj yakaladı, bu gerçek...

12