Kolay bıraktı

Başlangıç kadrosunda Sacha Boey ile Rolland Sallai'yi arkalı önlü görenler muhakkak ki şaşırmış olmalı. Belli ki Davinson Sanchez'in yokluğu bu ''savunma çağrışımlı'' formasyona yöneltmişti Okan Buruk ve ekibini. Lakin bu durum İstanbul'daki karşılaşmaların aksine topu Victor Osimhen merkezli hücumlara taşımada sorun yaratmış göründü. Devre haniyse Uğurcan Çakır ile Liverpool oyuncuları arasında geçerken, o güçlü orta saha üçlüsü haniyse varlık gösteremedi.

Haberin Devamı ›

Salah'ın penaltısı dahil ilk devrede 6 önemli kurtarış yapan Uğurcan skoru 1-0'da tutmaktan öte teknik ekibe de ikinci devre oyunu gözden geçirip, değiştirmeleri konusunda fırsat tanımış oldu. Ve Galatasaray ikinci devreye tam da bu minvalde ''savunma çağrışımı''ndan ''hücum tehditi''ne terfi ederek çıktı. Sakatlanan Victor Osimhen yoktu ama Leroy Sane ile Noa Lang'lı ofansif yanı güçlü bir takım vardı sahada… Ancak oyun daha kendini bulamadan maçın başlangıçtan beri etkili olan Liverpool biraz da Davinson'un yerleşim ustalığına muhtaçlığı gösteren pozisyonlarda üst üste bulduğu gollerle maçı 55. dakikada bitirdi!

Haberin Devamı ›

Bodo kadar kötü

İstanbul'daki maçlarda olduğu gibi doğru anda doğru baskılara gidemeyen, top kendine geçtiğinde alan yaratıp kullanamayan Galatasaray tıpkı Juventus maçının normal süresinde yaşananlar gibi maçı kolayca bırakıverdi. Takım tıpkı bir akşam önceki Bodo Glimt kadar kötü olunca da tıpkı onları kalecisi Nikita Haikin gibi Uğurcan Çakır bu kaybın en gözde oyuncusu olarak göze battı! Artık başlangıç planı sorunu mu dersiniz, Davinson Sanchez'in yokluğu mu Osimhen'in erken sakatlığı mı ya da ''taraftar etkisinden uzak kalma'' mı, bilemem... Bence yaşananlara hepsi ve daha fazlası neden oldu. Yine de Galatasaray, harcadığı parayı dışarıda tutarak söylüyorum, ülkeye ciddi ilham verdi. Bundan sonrası artık hepimizin ortak sorunu...