İyi sinyaller vermiyor

Cem Dizdar
Bugün
18

Futbolun yeni sürümünde 'pas' hücum kadar doğrudan savunmayla ilgili bir nitelik kazandı. Yani 'total futbol'un ilkelerinden biri; top sendeyse gol yemezsin. İlk devre tamamlandığında pas sayısı 234'e 218 Fenerbahçe lehineydi. Yani deplasman takımı da ev sahibi kadar pas yapmış üstelik 'pas hızı' ve olgunluğu Fenerbahçe'den daha iyi görünüyordu. İlk 30 dakika pek bir şey yapmamış olmalarına rağmen attıkları gol duruma somut örnek.

Openda golünde Corentin Tolisso kendisine uygunsuz halde gelen her topu uygun hale getirdi. Lyon'un o pas bağı içinde hiçbir Fenerbahçeli oyuncu topa ya da rakibe müdahale edemedi. Maç önünde Lyon analizi yapanlar, pas bağlarının güçlü ve süratli olduğundan söz ediyordu. Dolayısıyla bu düzeni bozmak için yakınlık, temas, topu ele geçirmeya gayret rakibin en önemli özelliğinin panzehriydi. Ancak Fenerbahçe'nin 4 hücumcusu ofansif aksiyonlar dışında savunma konusunda baskıya giderken kolay çalımlar yiyip, takımı eksilttikçe yük önce Guendouzi, Kante ikilisine o hattı aşılınca da tüm defansa bindi.

Fenerbahçe oynadı ama...

İkinci devrenin hemen başında Guendouzi'den de yardım alan Kante tek başına sayılabilecek sade ama işlevsel bir hücum örgütleyip topu ters kanattaki Kerem'e taşıdı. O top Greenwood golü oldu ama Lyon akabinde yine yüksek pas olgunluğuyla gol çıkaramasa da üst üste iki ciddi pozisyon üretti. Topla daha çok oynayan Fenerbahçe'yse de topla işlem yapma yüzdesi yüksek olan Lyon'du. Sanırım en önemli fark şuydu, Fenerbahçe top taşıyarak ilerlemeye çalışırken, Lyon çok pasla daha az top taşıyarak rakip alana geçiyor ve yayılıyordu. Yıllık maaş bütçesi 55 milyon Euro olan Lyon, aynı kalem için 170 milyon Euro harcamayı taahhüt eden Fenerbahçe karşısında bu maçlık daha sakin, daha huzurlu ve keyifli göründü. Bakalım, takımı iyi sinyaller vermeyen İsmail Kartal Fransa'daki maça kadar takımı da oyunu da güncelleyebilecek mi