Hep birlikte göreceğiz...

Cem Dizdar
Bugün
13

Futbol epeydir savunma yapamadan oynanan bir oyun değil maalesef! Beri yandan parayı, alabileceğin adı bilindik oyunculara yatırarak oynanan bir oyun da değil. Ülke iki akşamdır bu sorunu izliyor, ancak ya teknik adam ya da bazı oyunculara yıkarak işin içinden sıyrılabileceğini varsayıyor! Öyle olmuyor işte. Hazırlığın yoksa, birbirini geliştirmiyorsan, ülkeye ya da takıma ait sorunları "hakem"e bağlayarak işin içinden sıyrıldığını sanıyorsan, bunlar geliyor başına. Dün akşam ilk devre top daha fazla Fenerbahçe'de. "Gol beklentisi", üç gol atmış rakibin haniyse iki katı. Üç net pozisyon kaçırıp üç "basit gol" yemişsen sorun sandığından çok daha büyük demektir! "Transfer lobileri"nin pençesine düşmüş ülke harcadığı milyonlarca Euro'ya rağmen ısrarla hala hayal kırıklığı üretiyorsa, bakış açısındaki odağı değiştirme zaman gelmiş geçmiş bile.

Devre dışı bırakıp

Her maçın bir fatura ödeyeni bulunur ülkemizde. Bu maçta hesap büyük ihtimalle ülkenin yetiştirmekte zaman kaybettirdiği İsmail Yüksek'e çıkacak görünüyor. Oysa yapılabilecekleri yapamayan, yapılabilecekler konusunda çalıştırılmayan, paraları su gibi harcayıp hayalkırıklığı yaratanlara, yeni hayaller emanet edenlere hiçbir şey söylenemeyecek yine. Bilgiyi ısrarla devre dışı bırakıp, kanaatler ve varsayımlarla işleri yürütmek... İşte buraya kadar. Geri kalan maçlarda bu mağlubiyetlerden ne kadar öğrenebildiğimizi mi ölçeceğiz yoksa "büyük güç olan taraftar"la kazandığımızı mı varsayacağız, yaşayıp hep birlikte göreceğiz...