Galip sayılır...

Cem Dizdar
Bugün
12

Futbol ile bu denli ilgili olduğunda ısrar edip konudan bu kadar uzakta bir kalabalık dünyanın neresinde var acaba Maç önünde "Mağlubiyet kesin ama bari fark olmasın" diyenlerin çoğunlukta olduğu ülkede, ilk devrenin "ucuz atlatıldığını" dile getirenlere bile tanıklık ettik! İlk devre topla daha çok oynayan Fransa ise de tutarlı bir savunma anlayışına sahip milliler "gol beklentisi"nde rakiple eşitti; 0.50 biz 0.51 onlar! Kaçan "net pozisyon" sayısında ise piyasa değeri 872 milyon Euro olan Fransa'nın hanesinde 2, değeri 270 milyon Euro olan Mlliler'inkinde ise 1 yazıyordu. Evet, ilk devre savunmak yaparken çok enerji harcadı bizimkiler. Yine de gol atabilecek alanlara sızmayı başardılar. Kimi pozisyonlarda sondan bir ya da iki önceki tercihlere takılmasalar tabelayı da değiştirebilirlerdi.

Doğal birinci

İkinci devrenin ilk 10 dakikasında bizimkiler gol için eserken, Uğurcan'dan başlayan çıkıştaki seri pas hatalarının nihayetinde golü attı Mbappe. Oyun Fransa'nın bir iki ciddi gol girişimi dışında başlangıç dengesinde devam ederken, 87'de Uğurcan'a VAR'dan gelen kırmızı kart kararıyla denge iyiden iyiye değişti. Hakem kararını değil, ancak VAR'ın oyuna müdahalesinin yükünün neler olabileceğini gösteren türden bir andı o an. Her açıdan başka başka şeyler gördük. Hakem kararı hangi açıya göre verdi işte tartışma tam da burada düğümlü. Grubun "doğal birincisi" karşısındaki oyunda sorun var mıydı Varsa da azdı elbet. Başlangıçtaki ülkeye, hocaya duyulan güvensizliğin kırıldığını varsaydığım bir maç izledik. Skordan ve puandan bağımsız olarak "A Kategorisi"ne ait bir takımımız olduğuna hep birlikte şahitlik ettik. Eski deyişle denir ki; "Galip sayılır bu yolda mağlup!"