Galibiyet golüne ulaşamadılar

Cem Dizdar
Bugün
25

Sahaya sürülen tertip ile topu rakip kaleye ulaştırmak pek kabil görünmüyordu. Haliyle gol atmak Fenerbahçe'nin yapacağından çok Roma'nın 'Kendine yapacaklarına' bağlı görünüyordu ki, ilk yarı bu da mümkün olmadı. Topu başlarda ayağında daha çok tutan Fenerbahçe'yse de bu istatistiğin eşitlenmeye başladığı 25. dakika civarlarında oyunun yönü değişti. Ev sahibini pasları daha çok savunmaya dönük iken Roma yavaş yavaş ofansif teditleri örgütler görünüyordu.

Devre biterken pas sayısında da öne geçen misafir takımdı üstelik bir de gol atmıştı. İkinci devre mutlaka bir şeyler olmalıydı... Nihayet devrenin hemen başında N'Golo Kante hariç, sol bekleri Archie Brown'dan başlayıp tüm oyuncularına topu temas ettiren Fenerbahçe, 20 pas sonunda yine Archie'yi kaleciyle karşı karşıya bırakıp golü buldu. Yani fevkalade bir gol attılar...

Direnci önemliydi

Fakat tıpkı ilk devre olduğu gibi yaklaşık dakikalarda Roma yeniden oyuna girip gol öncesi tehlikeli işler yapmaya başladı. İrili ufaklı karşılıklı tehlikeler oluşturuldaysa da 'Gol beklentisi' daha yüksek olan Fenerbahçe'ydi lakin galibiyet golüne ulaşılamadılar. Topun kıymetini bilerek pas oynamaya çalışan iki takım sınırlı sayıda şut atıp, gerektiği kadar orta denedi. Kazanabilecek kadar gol pozisyonu yakalayan Fenerbahçe maçı kazanamadıysa da yenilmedi ve yıllar sonra Şampiyonlar Ligi'ne gol atıp puanla başladı. Son olarak, başka önemli performanslar vardı kuşkusuz ancak Matteo Guendouzzi'nin yokluğunda İsmail Yüksek'in orta sahadaki direnci sonuç açısından takımı adına önemliydi.