Kulüp yönetiminin başlangıç tercihlerinin kaçınılmaz sonucu olarak git gellere bağlı bir takım olacağı tahmin edilebilirdi Fenerbahçe'nin. Geri dönülmez yollara girdiğini belirtenler akşamına döndü. Yarın antrenmanda iş başında olacağı umulanlar ise evinde istirahatteydi... Bir gün sonra hiçbir şey yokmuş gibi devam edilebilir miydi İşte büyük soru buydu...
O Fenerbahçe, son gelişmelerin ardından stresi yüksek bir deplasmana çıktı Antep'te. Maç, İsmail Kartal'dan daha fazla doğrudan yönetimin geleceğini ilgilendiren türdendi. İlk yarıda karşılıklı olarak kolay harcanan bir iki gol girişiminin dışında dişe dokunur pek bir şey olmadı desem yeridir. Fenerbahçe, bekleyen Antep'e karşı üç kat fazla pas yapmış olsa da kaçan büyük fırsat kategorisinde bir bir eşitlik vardı.
Sorun futbolcularda mıydı
'Zor bir lig' olarak övülmeye bayılan Süper Lig'in çok harcayanlarından Fenerbahçe ikinci devre gol beklentisini yarım gol düzeyine ancak maç sonuna doğru çıkarabildi. Maç içinde işlerin zorlaştığı anlar çoğaldıkça gerginliği yükseldi Fenerbahçeli futbolcuların. Ve onlar gerildikçe kartlar da aynı anda ve üst üste gelmeye başladı. Neticede maç berabere bitti... İsmail Kartal ve ekibi kuşkusuz ki rakibi doğru analiz etmiştir. Lakin Evdeki analiz bir kez daha çarşıya uymadı! Yoksa sorun analizde değil de analizi icra edecek futbolcularda mıydı Ne dersiniz

27