Dünya Kupası'na giderken esasen bilip de kendimize yüksek sesle tekrar etmediğimiz savunma sorunlarımız nedeniyle, erken döndük. Bu sadece Milli Takım'ın değil, yerel liglerimizin de sorunu. O nedenle onca para saçıp getirdiğimiz ileri yaştaki yabancı futbolcular, burada kariyer rekorları kırıyor! Dün sabaha karşı göze ilk olarak batan, sanırım buydu. Dolayısıyla sorun, bir çoğunun önerdiği gibi Merih Demiral ile Ozan Kabak'ı değiştirmekle doğrudan ilgili değildi. Özellikle ikinci devre, bizim savunmanın sağının darmadağın görüntüsü, tek başına Zeki Çelik değil takım davranışıyla açıklanmalı. Yine görüldü ki, ilk iki maçta gol atamayan takım, gol atıp pozisyonlara girebiliyordu. Bu nedenle Montella'yı "oyun tarzı" konusunda eleştirmek gerekiyor. Alan yaratma ve o alanları kullanabilecek oyunculardan kurulu takımı, yerinden kıpırdamayan savunmalara karşı bu kadar alansız ve haliyle hareketsiz bırakıp, şut ve ortaya mahkum eden tarzdaydı sorun. Topla oynama istatistiği rakibe yakın maçlarda, şut sayısında tutumlu, orta sayısı olması gerektiği kadarla sınırlanınca, daha elle tutulur bir oyun izledik. Yani Montella'nın anlatısının tersine daha az şut, daha az orta ile daha verimli alan kullanımı oyununa - ki buna "geçiş oyunu" da deniyor - daha uygun bir takımımız olduğuna bir kez daha şahitlik ettik.

13