Yakın tarihteki "huzursuzluğun", "belirsizliğin takımı" Fenerbahçe, yine zorlu bir tünele girmiş, çıkış arayışındaydı. Emre Belözoğlu'nu teknik direktör olarak açıkladıktan sonra "Çok iyi bir plan hazırladık" diye Dirk Kuyt ile çıktılar maça! Maç başında önde baskıya gidiyor görünseler de baskıyı sürdürecek bağları oluşturamadı Fenerbahçe. Bu nedenle baskı yapıyormuş görünüp, Liverpool'un gezdirdiği topun peşinde koşup durdular. "İyi plan neymiş" diye düşünürken, yedikleri gole kadar bu durum sürüp gitti. Olanlar Nyoni golüyle oldu. İster "uyanış" ister "silkiniş" deyin, Fenerbahçe daha pratik oynamaya başlayıp ilk bölüme göre daha bilinçli yayıldı sahaya. Plan devreye girmiş görünüyordu. 4 dakika sonra golü de buldular, ardında gol fırsatlarını da... Ancak tek golün dışında fazlası olmadı.
Uykuda yakaladı
İkinci devre de ilki gibi başladı. Rakibin gezdirdiği topun peşinde koşan yine Fenerbahçe'ydi ve yine golü yediler. Üstelik aynı yerde olup konuyla ilgili görünmeyen iki stoperinin arasından attı golü Isak! Lakin Kuyt'ın sözünü ettiği "plan" yine devreye girdi ve tıpkı ilk golde olduğu gibi 4 dakika sonra Şampiyonlar Ligi golcüsü Archie daha önce yaptığı gibi arka direğe sızdı. Derken Archie'nin tac atışını Skriniar ile pastan ortaya çevirmesi bu kez Liverpool stoper hattını "uykuda yakalayan" Muric'e golü attırdı. Topla daha az oynayıp daha az pas yapan Kuyt yönetimindeki Fenerbahçe, maç bitimi ilginç bir istatistik sağlattı rakibine. 529 pasta yüzde 90 isabet bulan Liverpool tam 42 orta yapmış sadece birinde gol bulabilmişti. Belki de "plan" rakibe nafile orta yaptırtmaktı!.. İyi de oldu...

16