Çok açık krizdeydi Fenerbahçe... Yönetim, hangi veriye dayanarak verildiği belli olmayan, daha önce de denenmiş, ancak olmadığına hep birlikte karar verdikleri garip bir teknik direktör ısrarına yenik düşmüştü. Üstelik takımı Dirk Kuyt'ın idare edeceği, ancak bu durumun 3 maç ile sınırlı olduğu da nedense cümle aleme öyle ya da böyle duyrulmuştu! Haliyle, sahaya sürülen 11'de ya da oynama hallerinde İsmail Kartal dönemine dair şaşırtan bir farklılık yoktu, beklenemezdi de!Rakibin ise ne oynayacağı belliydi. Ne demişti Burak Yılmaz bir önceki maç sonunda, "Göztepe analizi kolay bir takım..." Ancak kendi takımıyla rakibin fiziksel farkına da vurgu yapmıştı. Yani analiz kolay olsa da sorunu halletmek kolay değildi.
Kolay değil
Dün akşam ilk devre Fenerbahçe neredeyse her istatistikte 3 kat daha üstünse de gol beklentisi yaratamamış, fakat derli toplu bir atakta golü bulmuştu. İkinci devre ise sonuçlandıramadığı pozisyonlarda tribünün Kerem Aktürkoğlu'na homurtusu yükselse de Fenerbahçe "Gol Beklentisi"ni epey yükseltti. Fakaaat... Fiziksel olarak iyi durumda olduğu bilinen Göztepe 60'tan sonra yükselirken, Fenerbahçe damla damla erimeye başladı. Nihayetinde Lukaku'yu bulma amaçlı Ederson uzun topu bileşik problemler sonucu gol olup, 2 dakika sonra gelen ikinci Göztepe golüyle de "erime" sonuçlanmış oldu! Başta işleri iyi gitmeyen Göztepe kısa sürede toparlanırken, yönetimleri değişse de eğilimleri değişmeyen Fenerbahçe yeni bir belirsizlik tüneline daha girdi.

27