Cem Dizdar

Fanatik

Kolay bıraktı

Başlangıç kadrosunda Sacha Boey ile Rolland Sallai'yi arkalı önlü görenler muhakkak ki şaşırmış olmalı. Belli ki Davinson Sanchez'in yokluğu bu ''savunma çağrışımlı'' formasyona yöneltmişti Okan Buruk ve ekibini. Lakin bu durum İstanbul'daki karşılaşmaların aksine topu Victor Osimhen merkezli hücumlara taşımada sorun yaratmış göründü. Devre haniyse

Tribün de takıma dahildir

Değişen kültür ve sosyolojinin gözlemleneceği alanlardan biri de 'futbol'dur. Soylulaştırılan stadyum mimarisiyle birlikte değişen taraftar profili bize dünyayı daha doğru kavrama konusunda hayli veri sağlıyor. İşte Kadıköy... Galibiyetlerin armağan edildiği, mağlubiyetlerde özürler dilenen '12. Adam'ın yarısından fazlası maça gelmemiş! Hele ki tam

Ortalama oyunla kazandı..

Fenerbahçe devre arası transferlerinde kendi kendini çalımlayınca durduk yere ligin tepesinde çeşitli ihtimaller belirdi. Bıçak sırtı oyunlarda daha çok Paul Onuachu etkisiyle maçları kazanan Trabzon ikinciyle puanları eşitlerken, devre arası transfer döneminde takımın yarısını değiştiren Beşiktaş'ın yapacakları merak konusuydu. Lakin dün ilk yarın

"Ben bile gol atarım"

İşleri yoluna girme eğilimdeyken ara transfer dönemindeki gelişmelerin ardından her anlamda dağılan Fenerbahçe'de yapılmaması gereken ne varsa yapılıyor! Sahada kaç haftadır durum ortadayken iftar yemekleri ya da toplantılarda yanıt verilemez sorulara muhatap olmak, meseleyi tek kelimeyle krize çevirirken, camianın haleti ruhiyesini de harap etmiş

Ülkenin en kolektif takımı

İki takım açısından dengede geçen bir ilk devreyse de golü atan Galatasaray'dı. Bilinir futbolda ''gol'' terazide dengeyi değiştiren unsurdur. Galatasaray sadece gol atmadı birçok istatistikte de rakibinden öndeydi. ''Büyük şans'', ''şut'', ''korner'', '''isabetli orta yüzdesi''... Ancak Liverpool da ''kaleci kurtarışı'', ''pas'' gibi verilerde önd

Kaybeden Fenerbahçe!

"Pek bir şey olmayan ilk yarı" diye yazacaktım ama gol oldu! Haliyle "bir şey" oldu! Yine de devre boyunca ne istatistik ne de futbol açısından "gol" dışında bir şey olmadı. Biz de öylece "baka kaldık". Beşiktaş oynamayıp beklemeyi tercih edince Galatasaray öne gelmeye başladı. Bunlardan birinde "kıl payı ofsayt" sınırından dönüp gol olunca devre o

Gelecek için sağlam adım

İlk devreyi oynama konusunda tasarruflu davranan takımlardan biri olarak Beşiktaş, kupada maçı üç hücum üç golle ilk devrede bitirdi. Sanırım yüksek yüzdeli oynama dedikleri bu olsa gerek. Esasen devre boyunca gol dışı pek bir şey olamadıysa bu Beşiktaş'ın daha az denediğinden değil, doğru oynayıp hayli verimli olmasına bağlanmalı. İkinci devrede R

Sıradan takıma dönüştüler

Bazen vasat demeye bile dilimin varmadığı maçlardan biri daha. İlk devre boyunca kırık dökük karşılıklı birkaç girişim, o kadar. Devrenin sonuna doğru bir parça hareketlendiyse de oyun davranışları acemi eğitimi niteliğindeydi çoğunlukla. Devre boyu ısrarla çalım deneyen Samuel Ballet'nin -ki onlardan biri Semedo'nun sakatlığıyla sonuçlandı- nihaye

'Fırsat tepmek' tam da budur!

İki takımı tanımayıp ilk devreyi izleyenler açısından hangisinin ligin dibinde, hangisinin liderlik yolunda olduğunu anlamak o denli kolay olmazdı. Sahadaki görüntü, bilinçsizce koşup duran futbolculardan öte değildi çünkü. Bizim diyarın sevdiği aksiyon ifadelerinden birini kullanırsak, neredeyse 'şut dahi atılmadı' bu devrede! İki kritik kaleci ku

Sezonun en olgun maçı!

Deplasmana çıkan Göztepe ligin en az gol yiyen takımı olma özelliğini sert ve olgun savunmasına borçluydu. Ancak maçın ilk devresinde kalesinde öyle iki gol gördü ki…Haberin Devamı ›İlki kornerden gelen kafa vuruşu, ki en net özellikleri olarak görünüyordu hava topları... İkinci gol ise ceza sahalarına sızan Beşiktaş sağ bekinin dar açıdan attığı ş