Cem Dizdar

Fanatik

İstediği gibi soğutan kazandı

Kadrolar açıklandığında ev sahibinin yapacakları öngörülebilirken misafirin ki tahmin edilemezlik içeriyordu. Orta saha geçirgenliğini minimuma indirgemeyi düşündüğü belli olan Domenico Tedesco savunmacıların önüne üç kesiciyi dizmişti; Guendouzi, Kante ve İsmail. Orta sahada rakibin oyun kurulumunu engelleyebilecek bu 'İkinci kat güvenlik duvarı',

İki farklı Fenerbahçe

Transfer döneminin sonundaki N'Golo Kante ısrarı nedeniyle Tedesco sonrası oluşturulmaya çalışılan takım yapısını önemli ölçüde değiştiren Fenerbahçe'nin neleri, nasıl yapacağı merak konusuydu. Talisca bildiğimiz santrfor gibi değildi. Fenerbahçe de ondan yararlanıyor ama ona bağlı oynamıyordu. Bunu anlamak için 'orta' sayıları hayli açıklayıcıydı.

Transferden medet ummak!

Antrenmandan, takım bütünlüğünden ziyade transferden medet uman, umduran dilin acınacak haline şahit oldu ilk devre boyunca Beşiktaşlılar. Dağınıktı Beşiktaş. Yerini bulamıyordu oyuncular ve bu daha ilk dakika Vaclav Cerny'nin sarı kartından kendini belli etti. Derken, milyonlarca Euro verip takıma katılan Emmanuel Agbadou'nun durumu! Sahada bir st

İyi sinyaller vermiyor

Ev sahibi Kocaeli içeride oynadığı son Fenerbahçe maçına göre ilk devre boyunca bekleyen taraftı. Ceza sahası içi ve çevresini yüksek koruma altına almış, Beşiktaş'ı sadece şuta zorlayan bir savunma anlayışı benimsemişlerdi. Büyük tehlike yaratamasalar da zaman zaman çıktılar ve onlardan birinde VAR'dan gelen penaltıyla öne geçtiler. Ancak ana hede

Savunmayla maç kazanmak!

Nihayet ana kameranın karşısından televizyon aracılığıyla 'eğlenceyi evlere taşıyan' bir tribün. Coşkulu, eğlenceli bir maç başlangıcı Kocaeli'nde... Gelin görün ki, ilerleyen dakikalarda, sahaya 'küfürsüzlük' pankartıyla çıkan futbolcuları tekzip edercesine bir süre küfreden de onlar oldu! Başlangıçla birlikte ciddi etki koyamasa da topu öne taşım

Tek çözüm transfer mi

Hiçbir şey… Maç 34. dakikada 1-1 olmuşsa da goller dışında o ana kadar futbol adına hiçbir şey olmamıştı. Belki de Konya ilk hücumunda golü bulmasa 'Hiçbir şey görmeden' devreyi tamamlayacaktık hep birlikte. Neyse ki Beşiktaş özellikle attığı golle birlikte hatırladı sahada olduğunu ve yüklenmeye başladı. Yine de iki takım açısından anlaşılmaz bir

Torreira olmayınca

Başlangıç 11'inde Lucas Torreira'yı görmeyince işlerin zor olacağını tahmin etmem zor olmadı. Vardır elbette bir teknik gerekçesi... Ancak İlkay Gündoğan, Mario Lemina, Gabriel Sara üçlüsü belki hem öne oyunu hem de topu ayakta tutarak savunmayı vaat ediyorsa da bunun için topun Galatasaray'a geçmesi gerekiyordu. Gördük ki, ilk devrenin büyük bölüm

Kimlere ihtiyaç var

Öyle ki daha iyi görünen Eyüp'te kaleci Jankat Yılmaz topa gelişi güzel vurmasa ve Orkun Kökçü golü atmasa boş boş bakmış olacaktık sahaya. Baştan beri Beşiktaş'a göre daha düzenli görünen Eyüp ilkinde yapamadığını ikinci devre yapmaya başladı. Tüm istatistiklerin birbirine yakın olduğu maçta Beşiktaş'ta aynı anda çıkan üç oyuncu Milot Rashica, Jot

Aynı şeyleri denemek

Doğrusu Göztepe'nin ne oynayacağını konu üzerine kestirmeden fikri olan bir 'futbol bahsedeni' bile tahmin edebilir. Üçlü gibi görünen beşli savunma yerleşimiyle topu ceza sahası içi ya da önünde ele geçirip hızlı çıkışlar... Merkezdeki oyunlarda Olaitan, kenara yönelmelerde Efkan ile hücum başlangıçları... Bu bildik girişimleri savunmak da daha az

Böyle bir oyun öngörülemezdi

Sık sık duyarsınız… Derler ki: Türkiye Süper Lig'i çok zor bir ligtir! Ben pek oralı olmam ama meğer bu iddianın sahipleri konuyu tersten anlatırmış! Maçın ilk yarısını izleyince iddiayı daha doğru kavradım… Ligin lideriyle sonuncusu kafa kafaya oynuyordu, hatta lig sonuncusu bazı bölümlerde hem doğru oynuyordu hem de üstündü. Galatasaray için 'Fut