Cem Dizdar

Fanatik

Alim olmaya gerek yok

Memleketimizin büyüklük algısı, hele ki futbolda, başının büyük derdidir. Kendi düşünsel sınırlarının dışında kalan hemen her şey "küçük" ya da "kolaydır". Gittiği yeri beğenmemek, orada yaşayanları "sınırlı" kendini "sınırsız" sanmak haniyse coğrafya hasletidir. İnönü'ye beraberlikle gelip Avrupa yolculuğunu riske eden Beşiktaş bir de devre sonu g

Oynatmama problemi!

Birlikte büyümek ve gelişmek, haliyle birlikte eğlenmek! Bu ilke gündelik hayatta da futbolda da temel ilke olması gerekirken ikisinde de ayağımıza dolanıyor maalesef! 'İnsan insan kurdu'ymuş ya, futbolda da bizim takımlar birbirinin 'takozu'. Doğrusu ya çoğu haklı da! Çünkü bu eşitsiz futbol düzeni kendini daha zayıf görenlerin 'oynamama' konusund

Fark sahaya yansımadı!

Tüm oyunlar içinde apayrı anlamları olan futbol eğitim alanının en iyi okullarından biridir aslında! Aynı zamanda öğrenip, gelişmek isteyenlere iyi bir ''yüzleşme'' fırsatı da sağlar! ''Piyasa değeri'' futbolun yani ölçü birmlerinde biri kuşkusuz. Ev sahibi Lausanne'ın (bizim yazılışla Lozan) 18.3 milyon euroluk ilk 11'ine karşılık Beşiktaş 93.8 mi

Gelişmeden kazanılamaz

Sezon başlangıcı için yüksek tempoda geçen bir ilk yarı izlediğimizi söyleyebilirim. Halil Akbunar ile Joao Mario defans arkasına sarkmalarda ofsayta yakalanmasalar belki devre sonu skoru daha kabarık olabilirdi.Haberin Devamı ›Wilfred Ndidi'nin getirdiği enerjiyle ön alanda daha baskılı görünen Beşiktaş'ta yine bu gerekçeyle Orkun Kökçü'de yavaş y

Sahi ne oynadı Fenerbahçe

Onca harcamaya rağmen gol olacak son satışı yüksek takım ile şampiyon olamazsa, krizi iyice derinleşecek iki takımın maçı ilk devre boyunca dengede ilerledi.Haberin Devamı ›Yani, ''denge'' dediğimizde aslında ilk devre boyunca pek bir şey olmadı. Peki ama bunca insan neyi, neden izlemek zorunda kaldı İşte o da, ülke futbolunun kalıcı illüzyonu. Bek

Daha çok yolu var

Maç öncesinde çeşitli kanallarda yapılan analizleri, tahminleri izleyenler futbolda ciddi bir 'Düşünce fukaralığı' olduğunu ilk devre sonunda fark etmiştir sanıyorum.Haberin Devamı ›Futbol onların anlattığı gibi bir oyun hiçbir zaman olamadı. Bu nedenle ilk maçın skoruna aldanıp klişe yorumlara batmış, olanı olduğundan daha büyük gösterme hastalığı

İçi boş hayaller zaman kaybettirir

Ders çalışmayıp, ödevlerini yapmayan öğrencinin sınav günü beklentisi 'Yanıtını bildiğini varsaydığı soruların çıkmasıdır.' Beşiktaş'ın ki de o misaldi. Geçen sezondan bu sezona ciddi bir oyun mirası devredemediği aşikarken ilk maçta da sezon başı dersine yeterince çalışmadığı su yüzüne vurmuştu. Bu maçta ise ilk golü yiyene kadar Solskjaer'in 'İlk

Ülke anlayışına pahalı ders!

Futbol çoğu zaman yaşamsal dersler verse de bizim diyarda kulak veren azdır. ''Transferci politika''ların yarardan çok zarar getirdiği her sezon ortasında tecrübe edilirse de bu durumdan ders alınmaz. Futbol basitçe, ''atletizm ve oyun bilgisi''ne dayalı bir oyundur ama bizim ülkede ısrarla ''saf yeteneğe'' bel bağlamış çözümlerin peşinden gidilir.

Kazanmak şart değildir!

İki takım açısından da hayli önemli bir maç! Biri üçüncülük yarışında ev sahibi düşmeme derdinde. Lakin ilk devre boyunca sahada futbol adına herhangi bir şey olmuyor. Öyle ki, iki takım açısından ''yarım gol beklentisi'' dahi yok. Yine de ''1'' gol var, o da ev sahibinden. Beşiktaş şut attı, Alanya kalecisi Ertuğrul Taşkıran kurtardı. Koreli Ui-Jo

Üstünlük tecelli etti!

Maç öncesi Galatasaray'ın kağıt üzerindeki üstünlüğü başlama vuruşunun hemen ardından hissedilmeye başladı. Galatasaray golü atılmadan öyle ya da böyle atılacağı belli olmuştu. Lakin atılan gol de atmaktan çok ''yenilen gol''dü sanki. Oleksandr Zubkov'un manasız vuruşu Victor Osimhen tarafından Yunus Akgün'e ulaştırıldığında basit bir ''al ver'' il