Venedik Film Festivali'nde bu yıl kırmızı halıdan ve filmlerden çok, yeni filmleri "Bunker" ile dikkatleri çeken Penelope Cruz ve Javier Bardem konuşuldu. Peki ama neden
Penelope Cruz ve Javier Bardem, Venedik'te yalnızca yeni filmleri "Bunker" ile değil, yıllardır korudukları birliktelikleri, dünyaya karşı aldıkları tavır ve kırmızı halıda birbirlerini tamamlayan stilleriyle de festivalin en çok konuşulan çifti oldu. Perdede evlilikleri sarsılan bir çifti oynarken gerçek hayatta hâlâ yan yana, hâlâ güçlü, hâlâ birbirlerinin alanına saygılı durmaları ise hikâyeyi daha da ilginç hâle getirdi. "Bunker", bu iki oyuncunun gerçek hayattaki ilişkileriyle ister istemez yan yana okunan bir hikâye.
Florian Zeller'ın filminde Cruz ve Bardem, 17 yıllık evlilikleri ciddi bir ahlaki krizle karşı karşıya kalan Sofia ve Miguel'i canlandırıyor. Miguel, dünyanın giderek daha tehlikeli hâle geldiğine inanan teknoloji milyarderi için lüks bir yer altı sığınağı inşa etmeyi kabul eden bir mimar. Ancak bu proje ilerledikçe Sofia, kocasının aslında kim olduğuna, hangi değerlerden vazgeçebileceğine ve birlikte kurdukları hayatın ne kadar sağlam olduğuna dair sorular sormaya başlıyor. Filmin merkezinde bir sığınak var ama asıl konu o değil! Asıl mesele güven, sadakat, dışarıdaki dünya çökerken içeride iki insanın birbirine güvenip güvenemeyeceği. Bu nedenle Cruz ve Bardem'in bu rollerde buluşması, sinemanın güzel ironilerinden birini yaratıyor. Gerçek hayatta yıllardır birlikte olan iki insan, perdede uzun bir evliliğin bozulması ihtimalini oynuyor. Seyirci de ister istemez ikisini birbirinden ayırmakta zorlanıyor. Sofia'ya bakarken Penelope Cruz'u, Miguel'e bakarken Javier Bardem'i görüyor ve kurmacanın içine gerçek hayat bilgileri sızıyor. İşte belki de filmin en güçlü taraflarından biri bu.
Mümkün olduğunca özel
Cruz ve Bardem yıllardır Hollywood'un klasik "power couple" tanımının içinde yer alsalar da onları asıl ilginç yapan şey iki büyük yıldız olmaları değil, iki büyük yıldız olarak birbirlerinin yanında durabilmeleri. Biri Oscar kazanırken diğeri gölgede kalmıyor. Birinin kariyeri yükselirken diğeri bundan rahatsız olmuyor.Bugün ünlü çiftlerin çoğu ilişkilerini neredeyse bir sosyal medya projesi gibi yönetirken, Cruz ve Bardem'in en güçlü özelliklerinden biri hâlâ özel hayatlarını mümkün olduğunca özel tutmaları. Bu da onları daha merak edilir hâle getiriyor. Çünkü fazla anlatmadığınızda insanlar daha çok bilmek istiyor. Venedik'teki bakışların bir nedeni de buydu.
Birbirlerinden rol çalmadan
Birlikte çok güçlü görünüyorlar. Birinin çok görünür olması diğerinin kaybolmasına neden olmuyor. Bu, günümüz ilişkileri açısından küçümsenecek bir konu değil. Üstelik ikisi de dünyanın en tanınmış oyuncuları arasında. Kamusal duruşları sinemayla sınırlı da değil. Cruz ve Bardem, yıllardır savaşlar, göç, insan hakları, çevre ve toplumsal adalet gibi konularda görüşlerini açıkça dile getiren sanatçılar.
Bu yüzden "Bunker"ın, "Zenginler dünyanın sonundan kaçmak için kendilerine güvenli alanlar yaratırken geride kim kalacak" sorusu, onların kamusal kimlikleriyle de başka bir anlam kazanıyor. Dünyanın geri kalanından koparak kendinizi kurtarabilir misiniz Paranız varsa belki! Bir "bunker" satın alabilirsiniz. Ama bir ilişkiyi, güveni ve sadakati satın almak mümkün değil.

10