İstanbul tarihiyle de konumuyla da özel bir şehir.
Binlerce yıl boyunca dünyaya yön veren imparatorlukların başkenti, ticaret yollarının, kültür ve sanatın kesişim noktası.
Dünyanın en saygın kültür kurumlarından biri olan Victoria & Albert Museum, dün resmi bir açıklama yaparak 7 Kasım 2026'da açılacak 'Constantinople to Istanbul: One City, Two Empires' adlı büyük sergisini duyurdu.
Koç Holding'in desteğiyle Londra'da gerçekleşecek sergi, M.S. 330 yılında Konstantinopolis'in kuruluşundan Osmanlı İmparatorluğu'nun sonuna kadar uzanan yaklaşık 1600 yıllık bir dönemi ele alıyor.
Koç Holding'in yanı sıra Vehbi Koç Vakfı bünyesindeki Sadberk Hanım Müzesi'nin sergiye eserleriyle katkı vermesi de bu iş birliğini daha anlamlı hale getiriyor.
Tim Stanley ve Bella Radenovic'in küratörlüğünü üstlendiği sergi, şehri yaratıcılık, güç ve kültürel üretimin nasıl devam ettiği üzerinden yorumluyor, Bizans ve Osmanlı'yı tek bir şehir hikâyesi içinde anlatıyor.
Londra'daki National Gallery'den ödünç alınan Gentile Bellini'nin 1479 tarihli Fatih Sultan Mehmet portresi de sergilenecekler arasında.
Rönesans Avrupa'sının en önemli ressamlarından birinin fırçasından çıkan bu tablo, Osmanlı ile Avrupa arasındaki kültürel alışverişin de simgesi.
İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nden gelecek fildişi işlemeli mücevherli kemer ise Sultan II. Selim'in türbesinden.
Saray hayatının görkemini ve Osmanlı zanaatkârlığının ulaştığı seviyeyi gösteren bir güç sembolü.
Benaki Müzesi'nden ödünç alınan kadife ve gümüş işlemeli at örtüsü, yaklaşık 1600 yılında düzenlenen görkemli bir tören alayında kullanılmış.
Manchester'daki John Rylands Kütüphanesi'nden gelen 17. yüzyıl tarihli uzun tören alayı ruloları da aynı hikâyeyi sürdürüyor.
Yabancı diplomatlar için hazırlanan bu ayrıntılı çizimler, İstanbul'un nasıl bir dünya başkenti olarak algılandığını gözler önüne seriyor.
Müzik tarihine ilgi duyanlar için de önemli parçalar var.
V&A koleksiyonundaki yaklaşık 1750 tarihli tanbur, günümüze ulaşan en eski örneklerden biri olarak sergilenecek.
Fildişi, sedef ve kaplumbağa kabuğuyla süslenmiş bu enstrüman, İstanbul'un kültürel bir merkez olduğunu da hatırlatıyor.
Sergide ayrıca Sadberk Hanım Müzesi'nden gelen 18. ve 19. yüzyıla ait zarif üçetek entariler de yer alacak.

4