Uluslararası tasarım dünyası İstanbul'da buluşuyor

Global Design Forum yarın İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde düzenlenecek açılış yemeğiyle başlıyor. İstanbul'un uzun zamandır ihtiyacı olan uluslararası ölçekte kreatif buluşmalardan biri olacak gibi görünüyor.

Aslında bu hikâyenin benim için başlangıcı yaklaşık 10 yıl öncesine dayanıyor. Londra'da, London Design Festival ve Global Design Forum'un kurucularından Ben Evans ile yaptığımız röportajlarda sık sık aynı konuya geliyorduk. Evans, tasarımın sadece estetik bir alan olmadığını, ülkelerin dünyadaki etkisini artıran önemli bir "yumuşak güç" olduğunu söylüyordu.

O dönem Türkiye'den konuşurken aklında ilk gelen isim Hüseyin Çağlayan'dı. "Tasarımcılarınızı dünyaya daha iyi anlatmanız gerekiyor" demişti. Açıkçası o yıllarda kreatif ekonominin diplomasi kadar önemli bir alan olacağı bugünkü kadar net görünmüyordu. Ama artık görüyoruz ki şehirlerin marka değerini belirleyen şey sadece finans, altyapı ya da turizm değil; kültür, tasarım ve yaratıcı endüstriler de en az onlar kadar önemli.

İşte bu nedenle 13-16 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek Global Design Forum İstanbul'u sıradan bir etkinlik gibi görmemek gerekiyor.

Melek Zeynep Bulut'un sanat yönetiminde hazırlanan forum, İstanbul'u küresel tasarım tartışmalarının merkezine taşımayı hedefliyor. Programın içerik danışmanlığını ise uluslararası tasarım dünyasının önemli isimlerinden Beatrice Galilee üstleniyor.

İki günlük konuşma programı Topkapı Sarayı kompleksindeki Aya İrini'de gerçekleşecek. Tema ise oldukça güçlü: "Worlds in Contact."

Yani dünyaların, kültürlerin, teknolojilerin, fikirlerin ve krizlerin temas ettiği bir çağda tasarımın rolü ne olacak

Program gerçekten dikkat çekici.

Tom Dixon ile Lina Ghotmeh'in gerçekleştireceği konuşma özellikle merak ettiğim oturumlardan biri. Endüstriyel tasarımın en önemli isimlerinden Dixon ile sürdürülebilirlik ve hafıza ekseninde çalışan mimar Lina Ghotmeh'in malzeme, zaman ve dönüşüm üzerine yapacakları tartışma ilginç olacaktır.

Kapanış konuşmasını ise Hüseyin Çağlayan yapacak. Modayı teknoloji, sanat ve mimarlıkla buluşturan yaklaşımıyla Çağlayan hâlâ dünyanın en özgün yaratıcı figürlerinden biri. Onu İstanbul'da böyle bir platformda dinlemek ayrıca önemli.

Programda Liam Young, Lesley Lokko, Marina Tabassum, Melike Altınışık, James Bridle gibi mimarlık, teknoloji ve kültür dünyasının güçlü isimleri de yer alıyor. Yapay zekâdan iklim krizine, kamusal alandan kültürel kimliğe kadar pek çok başlık tartışılacak.

Ancak forumun yalnızca konuşmalardan ibaret olmaması önemli. Bence işin en değerli taraflarından biri de İstanbul'un şehir ölçeğinde bir tasarım sahnesine dönüşmesi.

Örneğin Londra merkezli Waugh Thistleton Architects'in tasarladığı "Pavilion of the Moment", forumun en dikkat çekici kamusal yerleştirmelerinden biri olacak. İnce çam ahşaplarından oluşturulan geçici yapı, Aya İrini'nin geometrisine referans veriyor. Kalıcılığı değil, geçiciliği; anıt fikrini değil, zamanla birlikte yaşayan mimarlığı öneriyor.