COP31 Antalya öncesinde, Sardinya'nın Cagliari kentinde, Prada ve UNESCO'nun 'Ocean&Climate Village' sergisinde denizin geleceğini, fotoğrafın ardında kalan doğayı ve yelkenciliğin değişen dünyasını konuşuyoruz.
İtalya'nın Sardinya Adası'nda, Cagliari'deyim. Luna Rossa yelken takımının kamp alanındayız. Bir tarafta dünyanın en prestijli spor organizasyonlarından America's Cup'a hazırlanan tekne, diğer tarafta okyanusların geleceğini anlatan bir sergi var. İlk bakışta birbirinden farklı görünen bu iki dünya, aslında aynı soruda buluşuyor: Doğayla kurduğumuz ilişkiyi değiştirmek için daha ne kadar bekleyeceğiz
İtalya'da UNESCO ve Parada ortaklığında "Ocean&Climate Village" sergisi açıldı.
COP31 Antalya öncesinde iklim krizine dikkat çeken "Ocean&Climate Village" tam da bu sorunun peşinde. Prada Group'un UNESCO ile yürüttüğü Sea Beyond projesi kapsamında hayata geçirilen sergi, Formafantasma'nın tasarladığı yeni sergileme anlayışıyla ziyaretçilerini okyanusu yeniden düşünmeye davet ediyor.
Burada deniz, iklimi, biyolojik çeşitliliği, jeolojik süreçleri ve insan faaliyetlerini birbirine bağlayan dev bir yaşam sistemi. Serginin temel mesajı basit ama çarpıcı: Okyanusta yaşanan hiçbir değişiklik tek başına gerçekleşmiyor. Deniz ısınıyorsa, buzullar eriyorsa, canlı türleri yer değiştiriyorsa, bunların hepsi aynı hikâyenin parçaları.
Okyanusu yeniden okumak
Formafantasma'nın tasarladığı sergi, dört bölümden oluşuyor: One Ocean, The Climate Engine, Biodiversity ve Ocean Anomalies. Her bölüm, karmaşık bilimsel bilgileri fotoğraflar, haritalar, nesneler, veriler, görsel anlatılar ve üç boyutlu modellerle anlaşılır kılıyor. Üstelik farklı yaş gruplarına hitap eden düzeniyle çocukları ve yetişkinleri aynı masanın etrafında buluşturuyor.
One Ocean bölümündeki Spilhaus haritası, dünyaya alıştığımızın tersinden bakmamızı sağlıyor. Kıtaları merkeze almak yerine okyanusu dünyanın ana ekseni olarak görüyoruz. Çünkü denizler, birbirinden kopuk mavi havzalar değil, akıntıları, canlıları ve iklim sistemleriyle birbirine bağlı tek bir bütün.
The Climate Engine bölümünde ise buzulların içinde saklanan iklim arşivlerine uzanıyoruz. Biodiversity, derin deniz mercanları ve deniz yaşamının zenginliğine odaklanırken Ocean Anomalies asitlenme, oksijensizleşme, ısınan sular ve yükselen deniz seviyeleriyle yüzleştiriyor bizi.
Bilimin anlattığı gerçek şu: Doğanın dengesi bozulduğunda, bunun etkisi yalnızca uzak okyanuslarda kalmıyor.
"Manzarayı kaydederken yaşamayı unutuyoruz"
Luna Rossa'nın CEO'su Max Sirena ile konuşurken iklim krizinin soyut bir çevre başlığı olmadığını, dünyanın en ileri yelken teknolojilerinin bile bu değişimden etkilendiğini anlıyoruz.
America's Cup tekneleri bugün saatte onlarca deniz miline ulaşabilen, hassas mühendislikle tasarlanmış uçan makineler gibi. Ancak onları yönlendiren rüzgarın davranışı öngörülemez hâle geldiğinde, teknoloji tek başına yeterli değil.
Sirena, Sardinya'da yaz boyunca yaşanan aşırı sıcakların sporcuların performansını etkilediğini, temmuz ve ağustos aylarında beklenenin aksine sık sık kuvvetli rüzgârlarla karşılaştıklarını anlatıyor. Eskiden haftalar öncesinden daha güvenilir biçimde planlama yapabildiklerini, bugünse tahminlerin çok daha kısa zaman aralıklarında anlam kazandığını vurguluyor.
"Yelkencilikte artık mücadelemiz yalnızca rüzgârla değil, iklim kriziyle" diye özetliyor Sirena.
Bu sözün ağırlığını anlamak için denizin üzerinde olmak gerekmiyor. Yine de denizi hayatının merkezine koymuş bir sporcunun ağzından duyulduğunda, iklim değişikliğinin ne kadar somut bir gerçek olduğunu daha iyi kavrıyoruz.
Sirena, aynı zamanda Sea Beyond projesinin elçilerinden biri. Ona göre çevre bilinci, yalnızca bilimsel verileri öğrenmekle değil, doğayı yeniden gözlemlemeyi hatırlamakla başlıyor.
Serginin açık alanındaki fotoğraflar, iklim sanatçısı ve Sea Beyond elçisi Enzo Barracco'nun Galapagos Adaları ve Hawaii ekosistemlerinden seçtiği kareleri bir araya getiriyor. "The Skin Of Rock | Galapagos" ve "The Blue on Fire: Hawaii" kitaplarından gelen bu fotoğraflar, doğanın güzelliğini sergilemekle kalmıyor, onu kaybetme ihtimalimizi de düşündürüyor.

3