İyi görünen bir teklife hayır diyebilmeyi biliyordu Dolly Parton.
Hem de öyle sıradan bir teklife değil, Elvis Presley'nin kendi yazdığı şarkıyı söyleme teklifine.
Üstelik Elvis'in şarkıyı bambaşka bir yere taşıyabileceğini, o dönemde kendisinden çok daha büyük bir yıldız olduğunu, bu fırsatın kariyerinde ne anlama gelebileceğini gayet iyi biliyordu.
Yine de "hayır" dedi.
Sonra bütün gece ağladı ama kararından dönmedi.
Çünkü Elvis'in menajeri Colonel Tom Parker, şarkının yayın haklarının yarısını istiyordu ve Dolly Parton kendi yazdığı 'I Will Always Love You'nun haklarını vermek istemiyordu.
Bugün bu hikâyeyi anlatmak kolay, çünkü sonunu biliyoruz.
1992'de Whitney Houston şarkıyı 'The Bodyguard' filmi için söyledi, şarkı dünya çapında bir fenomene dönüştü ve Parton'ın o kararının ne kadar değerli olduğu ortaya çıktı.
Ama asıl konu Whitney Houston'ın daha sonra çıkıp şarkıyı tarihi bir yere taşıması değil, Dolly'nin bunu bilmeden "hayır" diyebilmesiydi.
Çünkü insanın karakteri, sonucu bildiği kararlarla değil, sonucu bilmediği anlarda verdiği kararlarla ortaya çıkıyor.
Dolly Parton'ın önceki gün 80 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından geriye dönüp baktığımızda, onu özel yapan şeyin yalnızca 'Jolene', '9 to 5' ya da 'I Will Always Love You' gibi şarkılar olmadığını daha net görüyoruz.
O, gösterişli kıyafetleri, yüksek topukları, sarı saçları ve kendisiyle dalga geçmeyi bilen mizahıyla insanların kolayca hafife alabileceği ama aslında olağanüstü bir zekaya, ticari sezgiye ve sınırlarını bilme duygusuna sahip bir kadındı.
Dolly Parton parayı hiç küçümsemedi.
Şöhreti de romantikleştirmedi.
"Ben bir yıldız değilim, çalışan bir kızım" diyebilecek kadar ayakları yere basıyordu.
Para kazanmak istiyordu, çünkü ailesine bakmak, kendi geleceğini güvence altına almak ve istediği şeyleri yapmak istiyordu.
Ama para kazandıkça paranın ne işe yarayabileceğini de unutmadı.
2020'de COVID-19 araştırmaları için Vanderbilt University Medical Center'a 1 milyon dolar bağışladı.
Bu para, COVID araştırmalarının yanı sıra Moderna'nın mRNA-1273 aşısıyla ilgili erken dönem çalışmalarını destekleyen araştırma fonlarından birinin parçası oldu.
Daha sonra Vanderbilt araştırmacıları, Parton'ın desteğinin erken aşamalarda kritik olduğunu açıkladılar.

5