Açılışları heyecanla bekleniyor

Kültür-sanat dünyasında 2026'da uzun süredir görülmemiş bir hareketlilik olacak.

Ekonomik belirsizlikler, kültür politikalarındaki baskılar ve dijitalleşmenin müzelerin rolünü sorgulatmasına rağmen, dünyanın dört bir yanında yeni müzeler kapılarını açmaya hazırlanıyor.

Üstelik bu projelerin çoğu mimarlık, teknoloji, kimlik ve kamusal alan tartışmalarının da merkezinde yer alıyor.

2026, müzelerin neden hâlâ önemli olduğu sorusuna da güçlü bir cevap verecek aynı zamanda.

Bu yılın en çok beklenen açılışlarından biri hiç şüphesiz Guggenheim Abu Dhabi.

Saadiyat Adası'ndaki kültür bölgesinin son büyük halkası olan ve Frank Gehry'nin imzasını taşıyan müze, yaklaşık yirmi yıllık gecikmenin ardından nihayet ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor.

Guggenheim Abu Dhabi mimarisiyle olduğu kadar, politik ve kültürel açıdan da yakından izlenecek bir kurum.

Los Angeles ise 2026'da birçok yeni müzeyle gündeme geliyor.

Lucas Museum of Narrative Art, efsane yönetmen George Lucas'ın hikâye anlatımına adanmış vizyonunu somutlaştırıyor. Çizgi romanlardan çocuk kitaplarına, illüstrasyondan 'Yıldız Savaşları'na uzanan koleksiyonu bu müzede sergilenecek.

Los Angeles'ta açılacak yeni müzelerden biri de Dataland.

Refik Anadol'un yapay zekâ ve veri temelli sanat anlayışını merkezine alıyor.

Yenilenebilir enerjiyle çalışan sunucular ve izinli veri setleriyle etik teknoloji vurgusu yapan Dataland, geleceğin müzelerinin nasıl olabileceğine dair bir laboratuvar niteliğinde.

Kent ölçeğinde dönüşüm projeleri de 2026'nın dikkat çeken başlıklarından.

LACMA'nın David Geffen Galleries adlı yeni binası, Peter Zumthor'un mimarisiyle Los Angeles'ın ana arterlerinden Wilshire Bulvarı'nı bir sanat köprüsüyle birleştiriyor.