1 milyon dolarlık deri ceket

Jensen Huang'ın siyah deri ceketi geçen hafta Sotheby's müzayedesinde 960 bin dolara satıldı.

Bir ceketten söz ediyoruz.

Evet, Tom Ford marka, evet bizzat Nvidia'nın kurucusu ve CEO'su tarafından giyilmiş, evet geliri hayır işine gidecek.

Bütün bunlar doğru.

Ama yine de insanın aklına şu soru geliyor:

Bir ceketin fiyatı gerçekten bir milyon dolara yaklaşabilir mi

İlk bakışta verilecek cevap kolay.

Hayır.

Sonra biraz düşününce cevap değişiyor.

Çünkü bugün satılan şey aslında bir ceket değil, bir hikâye, bir sembol...

Yeni dünyanın yeni kahramanı aynı zamanda.

Son yıllarda koleksiyonculuk gerçekten değişti, bunu daha önce yazmıştım.

Eskiden uzmanlık alanları vardı.

Madeni para koleksiyoneri para toplardı, pul koleksiyoneri pul. Bugün ise aynı vitrinde bir Ai Weiwei eseri, ilk baskı Superman çizgi romanı, mühürlü bir Super Mario oyunu, Michael Jordan'ın forması ve Jensen Huang'ın deri ceketi yan yana durabiliyor.

Çünkü artık nesneler kategorileri temsil etmiyor.

Kültürel anları temsil ediyor.

Heritage Auctions'ın bu yılın ilk yarısında 1.4 milyar doların üzerinde satış hacmine ulaşması da tam olarak bunu gösteriyor. Popüler kültür artık müzayede salonlarının merkezinde.

Buraya kadar her şey anlaşılabilir.

Asıl ilginç olan ise bundan sonrası.

Sotheby's katalog metni ceketi anlatırken onu "AI devriminin sembolü", "ilk inananın üniforması", "teknoloji tarihinin en önemli dönemlerinden birinin simgesi" olarak tanımlıyor.

Elbette bunlar bir müzayede kataloğunun pazarlama dili.

Zaten amaç da bu.

Çünkü koleksiyon piyasasında artık yalnızca nesne değil, anlam, kimlik, hikaye ve bir anlamda mitoloji satılıyor.

Üstelik burada akıllıca kurulmuş başka bir denklem daha var.

Gelir, Edge Institute isimli teknoloji odaklı bir vakfa aktarılıyor. Genç girişimciler, araştırmacılar ve disiplinler arası projeler desteklenecek.

Hayır işi elbette değerli.

Ancak hayır işinin varlığı, pazarlama stratejisini ortadan kaldırmıyor.

Tam tersine onu daha da güçlendiriyor.

Çünkü bugün en başarılı kampanyalar tam da bu noktada kuruluyor.

Bir ürün satın almıyorsunuz, bir fikre ortak oluyorsunuz.

Bir geleceğe yatırım yaptığınıza inanıyorsunuz.

Bir topluluğun parçası oluyorsunuz.

Teknoloji dünyası bunu uzun zamandır çok iyi yapıyor. Steve Jobs siyah boğazlı kazağıyla hafızalara kazındı.

Elon Musk kendi etrafında bir kült oluşturdu.