Örgütlü Okul Saldırıları

Kahramanmaraş'taki okul saldırısını terör örgütünün dış güçler tarafından yönlendirilen koordineli bir operasyonu olarak sunan yazar, sosyal medya tehditlerine kapılan milletin gerçek tehlikeyi göremediğini iddia ediyor—peki bu iddialara delil olarak sunulan bağlantılar ne kadar ikna edici?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Kahramanmaraş'taki okul saldırısının bireysel bir olay değil, İsrail ve ABD istihbaratının yönlendirdiği örgütlü bir terör saldırısı olduğunu savunmaktadır. Bu iddiayı, saldırıdan önce yaşanan diplomatik gerginlikler, sosyal medyada koordineli tehditler ve İran ile benzer örüntüler ile desteklemektedir. Ancak tek bir olayı büyük jeopolitik yapılanmalarla ilişkilendirmenin, olayların çok farklı açıklamalarını göz ardı etmesi riskleri görmezden gelmek mi?

Bilindiği üzere 15 Nisan'da Kahramanmaraş'ta 14 yaşında aynı okulda öğrenci olan bir ortaokul öğrencisi beş silahla iki sınıfa girerek silahlı saldırı gerçekleştirdi. Saldırıda bir öğretmen sekiz öğrenci katledildi. Katil, katliamı iki sınıfa girip rastgele ateş açarak yedi şarjör beş silahla yapmış. Okul saldırısından sonra medya aracılığıyla ülkeye korku salındı, o hafta Türkiye'de okullar açık olsa da veliler öğrencileri okula göndermedi. Okullar açık ama öğrenci ve öğretmenler okullarda yoktu. Öğretmenlerin bazıları eğitim sendikalarının olayı protesto etmek için aldığı iş bırakma eylemi gereği okullarda yoktu bazıları da olayın verdiği tedirginlikle. Medyanın verdiği korkuyla herkes tedirgin oldu, özellikle öğrenci velileri çocuklarını okula göndermek istemedi, öğretmenler de okula gitmedi. Tedirginlikten ziyade öğrenci anne babaları korktu. Korku, okuldaki katliamdan değil sosyal medyadan okulları aynı şekilde katliam yapmakla tehdit edenlerden kaynaklandı. Okul saldırılarının örgütlü bir saldırı olduğu ortada. İşin tuhafı 14 yaşındaki bir katil Türkiye'de eğitimi durdurdu. Normalde durdurabilir mi, hayır. Sosyal medyada örgütlenmiş bir örgüt ortalığa korku saldı, medya da o korkuya çanak tuttu. Olan olaylar birlikte düşünülürse her şey bir projenin ürünü gibi. Birileri Türkiye'de bir şey deniyor! Kaldı ki okul saldırısı değil de ülkeye saldırı olsa demek ki herkes işi gücü bırakıp kaçacak! Milleti ödlek gösterme uğraşısı başarıya ulaşmış gibi. Ulaşmasın!

Kahramanmaraş'taki okul saldırısı, büyük ihtimal bir terör saldırısıdır. Sosyal medyada örgütlenmekten ziyade örgüt sosyal medyayı kullanıyor. Büyük ihtimal İsrail ve ABD istihbaratının yönlendirdiği bir örgüt. Okul saldırılarından önce, İsrail Başbakanı Türkiye Cumhurbaşkanı'na hakaret etmiş ve Türkiye'yi tehdit etmişti. Türkiye Cumhurbaşkanı gerekli cevabı vermişti. Sadece Cumhurbaşkanı değil MSB de gerekli cevabı vermişti katil Siyonist'e. Arkasından okul saldırıları başladı. Bilindiği üzere ABD/İsrail İran'a ilk saldırdıkları gün İran'da kız öğrencilerin okulunu bombalamış kız çocuklarını katletmişti. Büyük ihtimal aynı katiller Türkiye'de de benzer bir deneme yapıyor. Sosyal medya aracılığıyla ülkemizde neredeyse bütün okulları saldırmakla tehdit ettiler. Güvenlik güçleri tek tek topladı ama dış destekli olan bir örgütün elemanlarını toplamakla biter mi, bu soru da ortada duruyor. Önceden planlanmış eylemler günü geldiğinde aniden ortaya sürüldü. İlk defa ülkemizde bütün okullar tehdit edildi, ediliyor. Bu durum ahlâksızlığa bağlanamaz. Bir gencin serserilik yapması başka katliam yapması başka. Bir genç serseri diye katliam yapacak değil. Bu olaylardan önce ülkemizde serserilik yapan ahlâksız gençler yok muydu vardı ama katliam yapmıyorlardı. Bir genç serserilik yapar ama katliam yapmaz. "Okulu kana bulamak" ne demek ya okulu kana bulayacağız diye tehdit ediyorlar okulları. Kana bulama işini İsrail yapar ABD yapar. Katiller sürüsü oralarda yaşıyor.