Daha ne kadar sıkıntı çekilecek

Merkez Bankası yüzde 16 enflasyon hedefi koyarken halk yüzde 51 beklentisiyle yaşıyor—psikoloji yönetilmeden ekonomi politikası başarılı olabilir mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, enflasyonla mücadele programının başarısız olmadığını söyleyen politika yapıcılarla, giderek karamsar olan halk beklentileri arasındaki kıyıyı vurguluyor. Dış şokların değil, uzun mücadele sürecinin ve reel gelir kaybının halkın psikolojisini bozduğunu ileri sürüyor. Sadece faiz politikasıyla çözüm arayan yaklaşım, toplumun yaşadığı gerçekliği görmezden geliyor—bu şekilde devam ederse toplumsal sıkıntı daha da derinleşecek mi?

Enflasyonla mücadele programının 3'üncü yılını doldurmasına az kaldı. Politika yapıcılarına sorarsanız her şey yolunda ve istendiği rotada ilerliyor ve bu program uygulanmasa enflasyon yüzde 200 falan olurdu. Arada hedeflerden sapmalar yaşanıyor, o da bazen zirai don yüzünden artan gıda fiyatları kaynaklı, bazen de savaş vs yüzünden oluyor.

Merkez Bankası ise bu sene sonu için yüzde 16 enflasyon hedefi koyarken, hane halkı yani vatandaş ise son aylarda giderek karamsar bir ruh haline bürünüyor, enflasyonun düşeceğine olan inancını giderek yitiriyor. Son olarak açıklanan veriye göre hane halkının sene sonu enflasyon beklentisi son 1 ayda 1,5 puan artarak yüzde 51'i aşmış durumda.

Politika yapıcılarına göre bunun müsebbibi küresel gelişmeler, yani İran-ABD/İsrail savaşı nedeniyle fırlayan enerji fiyatları. Halbuki bunun yansıması akaryakıt fiyatlarında görüldü, ancak elektrik ve doğalgazda halka yansıyan herhangi bir fiyat artışı henüz yaşanmadı.

Aynı zamanda iktidar da uygulanan eşel mobil sistemiyle akaryakıtta büyük fiyat şoklarının vatandaşın kesesine yansımadan engellendiğini açıkladı. Dolayısıyla hanehalkı, şayet küresel finans piyasaları uzmanı değilse, iç piyasaya yansıyan şimdilik sınırlı etkiyle enflasyon beklentisini geleceğe dair olarak kötüleştirmez. Beklentilerdeki kötüleşme, savaşla vs ile ilgili değil, daha köklü ve zaman alan bir sürecin neticesi sanki.

Enflasyonla mücadele elbette yapılacak ancak bunun yöntemi ve toplumsal psikolojideki etkisi de hesaba katılmak durumunda. İktisat, bir sürü veri, grafik, analiz gibi gözükse de en başta doğrudan insan ve onun psikolojisini yönetebilmekle de ilgilidir. Beklentileri yönetemeden bir süreç yönetebilmek ve başarılı olabilmek mümkün olmaz.

İnsan, her hareketinde rasyonel davranan bir "homoeconomicus"tan öte bir şeydir ne de olsa. Sokaktaki vatandaş da, oturup ayrıntılı iktisadi analizler ve değerlendirmeler yapmaz, her gün yaşadığı ekonomik zorluğu, korkunç ve dünya markası haline gelen pahalılığı ve geçim sıkıntısını göz önünde bulunarak bakar yaşananlara. "Enflasyonla mücadele" denilerek baskılanan ücret artışlarına ek olarak bir de hayatını idame ettirmesinin giderek zorlaşmasını göz önüne alarak oluşturduğu beklentisinin kötüleşmesini doğru okumak gerekir. Savaş vs nedeniyle kimsenin beklentisi durduk yere kötüleşmez.