Şekerli içeceklerin görünmeyen tehlikesi

Bazen yoğun bir günün ortasında açılan soğuk bir gazlı içecek, yemeğin yanında sipariş edilen meyve suyu ya da enerjimizi yükseltsin diye tercih ettiğimiz bir spor içeceği yalnızca susuzluğu gidermenin masum bir yolu gibi görünüyor. Üstelik sıvı olduğu için ne kadar şeker içerdiğini fark etmek, katı bir yiyeceğe kıyasla çok daha kolay gözden kaçabiliyor. Oysa her gün tekrarlanan küçük tercihler, zaman içinde beslenme düzenimizin önemli bir parçasına dönüşüyor.

Tam da bu noktada, Gastro Hep Advances dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma dikkatleri yeniden şekerli içeceklerin üzerine çekti. ABD'de 112 bin 284 kişinin uzun yıllara yayılan verilerinin incelendiği çalışmada, günde en az bir porsiyon şekerli içecek tüketenlerde mide kanseri görülme riskinin, hiç tüketmeyenlere kıyasla 2.45 kat daha yüksek olduğu bildirildi. Bu sonuç, günlük hayatta sıradanlaşan bir içeceğin aslında sağlık açısından ne kadar tehlikeli olabileceğini bir kez daha göz önüne seriyor.

Fotoğraflar: Yapay zekâ görselleri.

RAKAMIN ARDINDAKİ GERÇEK: 2.45 KAT NE ANLAMA GELİYOR

Amerika'da gerçekleştirilen söz konusu araştırmada toplam 112 bin 284 kişinin verileri incelendi. Katılımcılar 1986-2022 yılları arasında izlenirken 278 mide kanseri vakası kayda geçti. Araştırmacılar, yaş, yaşam tarzı ve diğer potansiyel risk faktörlerini hesaba kattıktan sonra, günde en az bir porsiyon yani yaklaşık 237 mililitre şekerli içecek tüketen kişilerde mide kanseri riskinin hiç tüketmeyenlere göre 2.45 kat daha yüksek olduğunu belirledi. Günde birden fazla porsiyon tüketenlerde ise risk artışının daha da belirgin olduğu gözlemlendi. Burada önemli bir bilimsel ayrıntının altını çizmek gerekiyor. Bu çalışma gözlemsel bir araştırma. Dolayısıyla "şekerli içecek içmek mide kanserine kesin olarak neden olur" sonucuna varmak mümkün değil. Araştırma sadece iki durum arasında bir ilişki bulunduğunu gösteriyor ve doğrudan neden-sonuç ilişkisini kanıtlamıyor. Araştırmacılar da zaten olası bağlantıda kilo artışı, insülin direnci, kronik inflamasyon, hormonal değişiklikler, DNA hasarı ve bağırsak mikrobiyotasındaki değişiklikler gibi mekanizmaların rol oynayabileceğini değerlendiriyor.

Haberin Devamı

MESELE YALNIZCA MİDE KANSERİ DEĞİL

Haberin Devamı

Kola ve gazlı içeceklerden enerji içeceklerine, şeker ilaveli meyve içeceklerinden hazır çay ve kahvelere kadar pek çok ürün günlük şeker alımını fark ettirmeden yükseltebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), serbest şeker tüketiminin günlük enerji alımının yüzde 10'unun altında tutulmasını, yüzde 5'in altına indirilmesinin ise ek sağlık yararı sağlayabileceğini belirtiyor. Fazla serbest şeker, diş çürüklerinin yanı sıra gereğinden fazla enerji alımına ve sağlıksız kilo artışına katkıda bulunabiliyor. Ayrıca sık şekerli içecek tüketimi, kilo artışının yanı sıra tip 2 diyabet ve kalp hastalıkları gibi çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. Üstelik mide kanseri açısından bakıldığında şekerli içecekler, tek başına değerlendirilmesi gereken bir faktör değil. Helicobacter pylori enfeksiyonu, sigara kullanımı, fazla kilo, alkol tüketimi ve tuzla korunmuş gıdaların yüksek tüketimi de bilinen risk faktörleri arasında yer alıyor. Yani mesele tek bir içeceği suçlamak değil, uzun vadede birbirini tamamlayan beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarına bütün olarak bakabilmek.

Haberin Devamı

PEKİ BARDAĞIMIZI NEYLE DOLDURALIM

Şekerli içecekleri azaltmak kulağa kolay gelse de alışkanlıklar söz konusu olduğunda iş biraz daha farklı. Özellikle yemekle birlikte mutlaka gazlı içecek içmeye, gün içinde hazır kahve tüketmeye ya da susadığımızda meyve aromalı içeceklere yönelmeye alıştıysak, yalnızca "içme" demek yeterli olmayabiliyor. Bunun yerine daha ulaşılabilir alternatifler oluşturmak çok daha sürdürülebilir. Mesela su, günlük sıvı ihtiyacını karşılamak için en temel seçenek. Suyun tadını yavan bulanlar, içine limon, salatalık veya taze meyve parçaları ekleyebilir. Şekersiz çay ve kahve de uygun seçenekler arasındadır. Sade maden suyu veya ayran özellikle gazlı içecek alışkanlığından uzaklaşmaya çalışanlar için iyi bir alternatif olabilir. Süt ve ilave şeker içermeyen süt alternatifleri de besin değeri açısından seçenekler arasında yer alıyor. Meyve suyu konusunda ise "meyveden yapılıyor" düşüncesiyle sınırsız tüketmek doğru değildir. Çünkü meyve suyunun içinde doğal olarak bulunan serbest şekerin de sınırlandırılması gerekir.