Gün içinde pek farkına varmasak da attığımız her adımda, çiğnediğimiz her lokmada ve hatta kalbimiz atarken bile kemiklerimiz bize eşlik ediyor. Bu gücün arkasındaki en önemli destekçilerden biri ise kalsiyum.
Kalsiyum, vücudumuzun en fazla ihtiyaç duyduğu minerallerden biri. Çünkü yalnızca kemik ve diş sağlığını korumakla kalmıyor; kasların çalışmasından sinir iletimine, kalp ritminin düzenlenmesinden vücudun genel dengesine kadar pek çok hayati görev üstleniyor. Bu nedenle eksikliği durumunda vücudumuzda işler karışıyor. İşin kötüsü vücudumuz kalsiyum eksikliği olduğuna dair bir alarm vermiyor ve sessiz sedasız ilerleyen bu eksiklik ile birlikte kemiklerde zayıflık, diş problemleri, kas krampları ve bazı durumlarda kalp ritim bozuklukları gibi ciddi sağlık sorunları görülebiliyor. İlerleyen yaşlarda ise osteoporoz hastalığını beraberinde getiriyor. Peki bu hoş olmayan sağlık sorunları ile karşılaşmamak için neler yapmamız gerekiyor Günlük yaşamda nasıl daha fazla kalsiyum alabiliriz Hadi gelin bugün vücudumuzun bu hayati ihtiyacı hakkında biraz daha ayrıntılara girelim. Zira, sağlıklı bir yaşamın temel taşlarından biri olan kalsiyumu doğru şekilde anlamak, ilerleyen yaşlarınızda çok daha dinç ve güçlü bir vücuda sahip olmanızı sağlar.
Haberin DevamıKALSİYUM NEDİR VE VÜCUTTA NE İŞE YARAR
Kalsiyum, kemik ve dişlerin oluşmasını sağlayan ve vücutta en fazla bulunan mineraldir. Vücuttaki kalsiyumun yaklaşık yüzde 99'u kemik ve dişlerde depolanır; geri kalan kısmı ise kasların çalışması, sinir iletimi ve kalp ritminin düzenlenmesi gibi hayati işlevlerde görev alır. Bu yönüyle kalsiyum, sadece iskelet sisteminin değil, tüm vücut dengesinin temel taşlarından biridir. Ancak vücudumuzda kendi kendine kalsiyum üretilemez ve bu nedenle mineralin tamamı, düzenli ve dengeli bir şekilde besinler yoluyla alınmak zorundadır. Yeterli kalsiyum alınmadığında ise vücut, ihtiyacını karşılamak için kemiklerdeki depoları kullanmaya başlar. İşte bu durum da zamanla kemik yoğunluğunun azalmasına ve kırılganlığın artmasına neden olabilir. Özellikle büyüme çağındaki çocuklar, hamileler ve ileri yaş grupları için kalsiyum alımı çok daha kritik hale gelir. Dolayısıyla kalsiyumu sadece bugün için değil, gelecekteki sağlığımız için de bir yatırım olarak görmek gerekir.
Haberin DevamıKALSİYUM EKSİKLİĞİ NEDEN OLUR
Kalsiyum eksikliği çoğu zaman tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmaz; genellikle günlük alışkanlıkların bir sonucu olarak yavaş yavaş gelişir. En yaygın nedenlerin başında, kalsiyum açısından yetersiz beslenme gelir. Süt ve süt ürünlerinin yeterince tüketilmemesi, tek tip beslenme alışkanlıkları ya da yoğun iş temposu nedeniyle öğün atlanması bu durumu tetikleyebilir. Bunun yanında, D vitamini eksikliği de kalsiyumun vücut tarafından emilimini zorlaştırır. Yani kalsiyum alınsa bile, vücut bu minerali yeterince kullanamayabilir. Aşırı kafein ve tuz tüketimi, kalsiyumun idrarla atılmasına neden olarak eksiklik riskini artırır. Uzun süreli bazı ilaç kullanımları, özellikle kortizon türevi ilaçlar, mide asidini azaltan tedaviler ve bazı epilepsi ilaçları da kalsiyum dengesini olumsuz etkileyebilir. Bunun yanı sıra bağırsak emilim bozuklukları, tiroit ve paratiroit hastalıkları gibi bazı sağlık sorunları da kalsiyum eksikliğine zemin hazırlar. Yaş ilerledikçe vücudun kalsiyumu kullanma kapasitesi azalır ve bu durum eksiklik riskini daha da artırır. Bu nedenle kalsiyum eksikliği, yalnızca beslenme değil, bütüncül bir yaşam tarzı meselesi olarak ele alınmalıdır.
Haberin Devamı
6