Bugünün kasları yarının bağımsızlığı

İnsan bedeninin yıllar içindeki değişimi, çoğu zaman aynadaki görüntümüzden çok daha fazlasını anlatır. Çünkü genç yaşlarda farkına varmadığımız kas gücü, hareket kabiliyeti ve fiziksel dayanıklılık, ilerleyen yıllarda günlük yaşamın kalitesini belirleyen en önemli unsurlardan biri haline gelir.

Daha dik bir duruş, güçlenen kollar ya da sıkılaşan bacaklar, düzenli egzersizin dışarıdan görülebilen sonuçlarıdır. Ancak asıl değişim, bedenin içinde ve günlük yaşamın her alanında kendini gösterir. Bu nedenle kuvvet antrenmanlarını yalnızca kas geliştirmek, kilo kontrolü sağlamak veya daha fit bir görünüme kavuşmak amacıyla yapılan çalışmalar olarak değerlendirmek yanlış olur. Nitekim son yıllarda yapılan araştırmalar da kas gücünü destekleyen egzersizlerin sağlıklı yaşlanma ve uzun yaşam açısından da dikkate değer bir yere sahip olabileceğini ortaya koyuyor. Amerika'da gerçekleştirilen ve yaklaşık 150 bin sağlık çalışanının verilerinin incelendiği kapsamlı bir araştırmada, haftada 90-120 dakika kuvvet antrenmanı yapan kişilerde tüm nedenlere bağlı ölüm riskinin, hiç kuvvet antrenmanı yapmayanlara kıyasla yüzde 13 daha düşük olduğu görüldü. Araştırmanın ortaya koyduğu bu sonuç, kuvvet antrenmanının yalnızca bugün nasıl göründüğümüzle değil, ilerleyen yıllarda nasıl yaşadığımızla da ilişkili olabileceğini aslında gözler önüne seriyor.

Haberin Devamı

fotoğraflar: Yapay zekâ görselleri.

MESELE DAHA AĞIR KALDIRMAK DEĞİL KASLARI HAYATTA TUTMAK

Kuvvet antrenmanının değerini anlamak için aslında biraz daha derine inmekte fayda var. Çünkü iskelet kasları yalnızca vücudu hareket ettiren dokular değil, enerji metabolizmasında, glukoz kullanımında ve diğer dokularla iletişimde aktif rol oynuyor. Direnç egzersizi sırasında çalışan kaslardan salgılanan miyokinler ise kas dokusu ile farklı organlar arasındaki iletişimde görev alıyor. Düzenli yapılan kuvvet antrenmanının kan şekeri kontrolünü desteklemesi, metabolik sağlığa katkıda bulunması ve damar fonksiyonlarını olumlu yönde etkileyebilmesi de araştırmacıların dikkatini çekiyor. Zira bu araştırmada da haftada 90-120 dakika kuvvet antrenmanı yapan kişilerde kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölüm riskinin yüzde 19, nörolojik hastalıklara bağlı ölüm riskinin ise yüzde 27 daha düşük olduğu görüldü. Ancak burada bilimsel sınırı korumak gerekiyor. Çünkü bu çalışma gözlemsel bir araştırma. Dolayısıyla "kuvvet antrenmanı yaparsanız bu hastalıklardan korunursunuz" demek yerine, düzenli kuvvet antrenmanı ile düşük ölüm riski arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu söylemek daha doğru.

Haberin Devamı

KARDİYO MU AĞIRLIK MI ASLINDA CEVAP İKİSİNDE

Egzersiz konusunda yıllardır süren "Kardiyo mu ağırlık mı" tartışması da bu araştırmayla birlikte biraz anlamını yitiriyor. Çünkü bedenin ihtiyaçları tek bir egzersiz türüne sığmıyor. Yürümek, koşmak, bisiklete binmek veya yüzmek kalp-damar dayanıklılığını desteklerken, kuvvet antrenmanları kasların gücünü ve işlevini korumaya yardımcı oluyor. 30 yıllık araştırmada da en düşük ölüm riski, yeterli aerobik aktiviteyi düzenli kuvvet antrenmanıyla birleştiren gruplarda görüldü. Araştırmacıların verilerine göre, yeterli aerobik aktiviteye direnç egzersizi eklenmesi, erken ölüm riskinin yüzde 45 oranında gerilediğini gösteriyor. Kısacası bu bulgular, iki egzersiz türünün birbirine rakip değil, aksine birlikte çok daha etkili çalıştığını ortaya koyuyor.