Yazar, ABD ve İsrail'in sosyal medya platformlarını kontrol ederek kaos ve algı operasyonları yürüttüğünü iddia ediyor ve bunu Türkiye'deki okul saldırılarıyla ilişkilendiriyor. Temel argümanı, sosyal medyanın modern savunma sanayii kadar kritik hale geldiği ve Türkiye'nin bu alanda uluslararası düzeyde yatırım yapması gerektiğidir. Ancak birbirine bağlı bir 'siyonist sistem' iddiaları, spesifik kanıtlardan ziyade geniş komplo anlatısına dayanıyor—bu tür sistematik kontrol gerçekten mümkün müdür?
ABD Başkanı Trump, Çin'e meydan okudu. "Tiktok'u bize vermezseniz kapatırız" diye tehdit etti. En sonunda Çin bu tehdide boyun eğdi ve Amerika Tiktok'u sattı.
Alan Amerikalı ama İsrail aşığı bir Siyonist'ti.
Euronews görüşmeler başladığında "Tiktok İsrail'in eline mi geçiyor" diye başlık attı.
"Tiktok'ta özellikle de İsrail hakkındaki siyasi anlatıların nasıl şekilleneceğine dair tartışmalar büyüyor. Zira Oracle CEO'su Safra Catz, İsrail yanlısı görüşleriyle tanınıyor. Kısa süre önce İsrail'i desteklemeyen çalışanların Oracle'da yeri olmadığını söylemişti" diye haber yaptı.
Oracle'nin Yahudi Patronu Larry Ellison da İsrail aşığı Siyonist Amerikalılar'dandı.
İsrail'e yaptığı ziyarette bir teknoloji merkezinin muhtemel saldırılardan korunması için dahi yüzbinlerce dolar bağış yaptı. İsrail Başbakanı Netenyahu hakkında açılan yolsuzluk davalarında onun lehine tanıklık yapacak kadar Tel-Aviv kasabının bir numaralı adamıydı.
Netenyahu Eylül 2025'te "Savaş araçlarını kullanmak zorundasınız. Bilirsiniz silahlar zamanla değişir. Artık sosyal medya büyük bir SAVAŞ aracı. Önce Tiktok ardından X2i almalıyız" diyordu.
Tiktok operasyonundan sonra Elon Musk ile görüşüp X'i satın alacaklarını söylüyordu.
Sosyal medyaları alanın İsrailli olmasına gerek yoktu. Amerikalı Yahudi olsun yeterdi.
ABD Başkanı Trump'a baskı yaparak onu kullandılar. Çin Tiktok Amerika'yı satmayı Trump'ın ültimatomu ile kabul edince devreye hemen ABD'li Yahudi milyarder işadamı Larry Ellison sokuldu. Tam 200 milyar dolar serveti vardı. Hisseleri düşüş yaşamasa 400 milyar dolar olacaktı. 14 milyar dolara İsrail'e çalışan Amerikalı Yahudi'ye gitti o Tiktok. "İsrail'i ve halkını korumak için her şeyi yaparız" diyen Tiktok'un yeni sahibi, İsrail ordusunun sivil hassasiyetinin tüm ordulardan daha fazla olduğunu söyleyecek kadar yalancı ve sahtekar biriydi. Görevi İsrail aleyhine tüm yayınları durdurmak, soykırımları örtbas etmek ve algı operasyonları ile beyin yıkamaya çanak tutmaktı.
Sosyal medyayı yeni dönemin en büyük silahı olarak gören, bunu açıkça ifade edip "Tamamını ele geçirmeliyiz" diyen ve harekete geçen terörist soykırımcı bir devletten bahsediyoruz. Geçmişin en büyük silahlarından biri Holywood filmleriydi. İstediğin gibi algı operasyonu yapıp milyarlarca insanın beynini yıkayabiliyordun. Şimdi bu yeni platformlara, teknolojilere kaydı. Artık yakın bir gelecekte yapay zeka kullanarak manavlar, bakkallar bile kendi filmini yapabilecek.
Bambaşka bir dünya geliyor.
Sosyal medya da bu en büyük silahlardan biri.
Türkiye bir okulda yaşanan silahlı saldırıyı konuşurken ertesi gün ikinci ve çok daha ağır başka bir okul saldırısı ile sarsıldı.
Yüreklerimiz dağlandı.
Sosyal medyada, telegram gibi alanlarda kurulan gruplarda yöneticinin profiline İsrail bayrağı koyması ve Türkiye'de yeni okullara saldırı için hedef gösterilen yazışmalara çanak tutması boşuna değildi. Sosyal medya platformlarında İsrail aleyhine hemen her şeye sansür uygulayanlar, her türlü kirli oyunu da oynuyordu. İnsanları havaya uçuran çok sayıda terörist yakalandıklarında bomba yapımını sosyal medyadan öğrendiklerini söylüyordu. İsrail aleyhine olanlar sansürleniyor ama bomba malzemeleri ve yapımı ile ilgili yayınlara "

7