Şizofrenin Türkiye korkusu

Uganda'nın İsrail'e körü körüne bağlanması Türkiye'nin Afrika'daki yükselişini neden bu kadar korkutuyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Uganda Cumhurbaşkanı'nın oğlu General Kainerugaba'nın İsrail taraftarlığını tarihi sebeplere bağlayarak analiz ediyor: Netanyahu'nun ağabeyinin 1976'daki Entebbe operasyonunda ölmesi, İsrail-Uganda ilişkisinin temelini atmış ve bugün ülkeyi tamamen İsrail'in uydu konumuna getirmiştir. Yazar bunu Türkiye'nin bölgede artan nüfuzunun Uganda'yı korkuttuğu şeklinde yorumluyor. Ancak, tarihi travmanın gerçekten bir ülkenin dış politikasını bu kadar belirlemesi mümkün müdür?

Uganda'da Cumhurbaşkanı'nın oğlu kafayı yemiş bir general var. Dünya İsrail'e lanet okurken bu sıyırmış general askerlerini gönderip İran'ı Tel Aviv aşkına işgal etmekten bahsediyor. Türkiye'ye de salakça sözlerle tehditler yağdırıyor.
Bu nasıl bir ruh hali
Psikolojisi bozuk bir generalin delirmişlik yolculuğunu anlamaya çalışacağız bugün.
27 Haziran 1976'da Yahudi yolcularla dolu Fransız hava yollarına ait bir uçak Tel Aviv'den Paris'e gitmek üzere havalandı. Rotası üzerinde bulunan Atina'ya bazı yolcuları bırakmak üzere indiğinde uçak kaçırıldı.
Silahlı eylemcilerin uçağı indirdiği son durak Uganda'da Entebbe'ydi. MOSSAD operasyon düzenledi.
İsrail askerleri eylemcileri öldürürken Ugandalı askerlerle de çatıştı.
O dönemde Uganda lideri İdi Amin, Yahudi yolcuları kaçırıp ülkesine indiren eylemcilere destek veriyordu. İsrail komandoları baskın sırasında havaalanını kontrol eden Uganda askerlerine de kurşun yağdırdı. 45 Uganda askeri İsrailliler tarafından öldürüldü.
İsrail baskınında ise çatışma sonucu birliği yöneten Albay vurularak dünya değiştirdi.
Öldürülen o Albay'ın ismi Yonatan soyadı da Netanyahu'ydu. Şu anda dünyanın gözü önünde katliamlar gerçekleştiren soykırımcı katil Netanyahu'nun ağabeyiydi.
Netanyahu ağabeyinin Uganda'da öldürülmesinin kendisi üzerinde derin izler bıraktığını açıkladı. Bu açıklama "Bugünkü travmatik yapısının ve katil ruhunun başlangıç noktası" olarak yorumlanıyor.
Uganda'nın İsrail tarihinde farklı anlamları vardı. İngilizler'in 1903 yılında Yahudilere vatan olarak önerdiği ülkeydi.
1971'e kadar Uganda'yı yöneten Milton Obete İsrail hayranıydı. İsrail'e, Sudan'daki çatışmasında sınırsız destek verdi.
Ülkesinin kapısını İsraillilere sonuna kadar açtı. 1971'e gelindiğinde İdi Amin tarafından devrildi.
Uganda Cumhurbaşkanı İdi Amin geçmiş yönetimden kalan İsrail jetiyle seyahatlere çıkarken tüm İsraillileri ülkesinden kovdu.
Siyonist dünya medyası ayağa kalktı. İdi Amin'e muazzam saldırıya başlayıp onun insan kanı içtiğini, yamyam bile olduğunu yazdılar.
MOSSAD ayaklanmalar çıkarttı. Sayısız suikast atlatan İdi Amin MOSSAD'ın örgütlediği Ugandalı sürgünler ve Tanzanyalıların Başkent Kampala'yı ele geçirmesiyle ülkesinden kaçıp, Suudi Arabistan'da öldü. O günden sonra Uganda örtülü olarak İsrail'in güdümüne girdi.
52 milyon nüfusa sahip ülkenin yüzde 82'si Hıristiyan, yüzde 12'si Müslüman.
İsrail ile askeri, tarım ve teknoloji alanlarında derin anlaşmalar imzaladı.
Uganda ile İsrail arasındaki askeri ve istihbarat iş birliği son yıllarda zirveye çıktı. İdi Amin rejiminin zorlu günlerinden sonra hızla derinleşti. Uganda artık kendini katil İsrail'in kararlı bir piyonu olarak görüyor ve gerekirse savunmasında somut adımlar atmaya hazır olduğunu haykıracak kadar uydu ülkeye dönüşüyor. Şu andaki Cumhurbaşkanının oğlu general Kainerugaba bile İran'a 100 bin asker gönderip ülkeyi ele geçirebileceğini ve İsrail'e yardım edebileceğini açıklayacak kadar bir tasmalı köpek profili çiziyor. Sürekli Türkiye'ye sataşıp içi boş tehditlerde bulunarak Netenyahu'nun ağabeyinin öldürüldüğü topraklarda İsrail yalakasına dönüyor.
Bunu da normal karşılıyorum. İsrail ordusu tarafından eğitilip yetiştirildi. Şu anda MOSSAD üyesi. Tüm Uganda askerlerini de onun çektiği "Buyurun gelin" çağrısıyla şu anda İsrail ordusu eğitiyor.
Etrafının Müslüman çoğunluklu ülkelerle çevrili olması uykularını kaçırıyor. Kabuslar görüyor. O yüzden İsrail kucağına oturarak ülkesini koruyabileceğine inanıyor. Bu konuda kafayı yedi. Halkına "