Afrika ülkelerini yıllardır sömüren bir Avrupa vardı. Arkalarına Amerikan korumasını almışlar, tüm güvenliklerini Pentagon'a teslim etmişler, aç kurtlar gibi siyah kıtaya saldırıyorlardı. Hollanda'sından, İngiliz'ine, Belçikalısından Fransız'ına hatta Lüksemburg'a kadar tamamı katliamlar eşliğinde soygun, sömürü yapıyorlardı. Şimdi Afrika'da Avrupa'nın çakallarına karşı başkaldırı ve direniş var. Tek tek kovuyorlar kanlı hırsızları. Ardından Türkiye'nin kapısını çalıyorlar. "Birlikte çalışalım" diyerek.
Sömürgeci Avrupa ise Rusya-Ukrayna savaşında ABD'ye destek verdi. Ancak bu desteğin bedelinin ne kadar pahalı olduğunu gördü. Rus petrol ve doğalgazına bağımlı olan Avrupa, enerji krizine girdi. Bu manzara ekonomilerine yansıdı. Geriye gidiş başladı. ABD, İsrail'in kuyruğuna takılıp İran'ı bombalayınca bu defa Avrupa destekten mümkün olduğunca kaçındı. Amerikan uçak gemisi Gerald R. Ford İran füzesiyle vurulup denizin ortasında cayır cayır yanarken Avrupa seyretmekle yetindi.
Bugüne kadar yaşanan hemen her savaşta ABD uçaklarının sağında İngiliz, solunda Fransız uçakları olurdu. Birlikte bombalarlardı sahip ve yancılar olarak. İngiltere bile şimdi "Bana ne, bu benim savaşım değil" diyor. ABD Başkanı Trump da "Yardıma gelmediler" diyerek ağlayacak noktaya geliyor, acziyet gösteriyor. "Eğer yanımızda olmazlarsa ne gerek var NATO'ya. Ben Avrupa'yı korumak için milyarlarca dolar harcayacağım. Onlar lazım olunca yanımda olmayacaklar. Bunun bedeli olmalı" diye bağırıyor. Belli ki İran'a saldırmak ve İsrail'in oyuncağı olmak canını fena halde acıtmış.
Savaş sonrası yardıma gelmeyen Avrupa'dan intikam alacağı sinyallerini veriyor. Zaten Avrupa'nın da ABD'ye güveni kalmamıştı. Sürekli Washington'dan gelen ek vergilerle ekonomileri dayak yiyor, Trump tarafından son birkaç yıldır devamlı tehdit ediliyorlardı. Bu tehditler ABD ile Avrupa'yı pamuk ipliği ile bağlı hale getirdi. O yüzden son yıllarda burada sürekli "NATO bu haliyle tükeniyor. Yeni NATO geliyor" diye yazıyoruz.
İttifaktan kovulanlara veya ayrılanlara rastlayabileceğiz artık.
Yeni müttefiklerin eklendiğine de tanıklık edebileceğiz. Tüm bu gelişmeler, Amerikan koruma kalkanını kaybetmek üzere olan Avrupa'yı, Türkiye'ye daha daha muhtaç hale getiriyor. O yüzden Fransız Le Monde gazetesinin önceki gün bu doğrultuda bir analiz yayınlayıp Türkiye'ye ve Savunma Sanayiimize övgüler yağdırması boşuna değil. "Avrupa'nın güvenliğinin çıkmaza girmesi Türkiye'ye olan yakınlığı artırdı" diye yazıyorlar. Türk Savunma Sanayiinin tüm Avrupa'ya örnek ve umut olduğunu belirtiyorlar. Okudukça insanın bu günleri de mi görecektik diyesi geliyor. Daha 25 yıl öncesine kadar Batı'nın kapısında 2.Dünya savaşının hurdalarını atmayıp bize versinler diye yalvarıyorduk. Başbakanlarımız Washington'da otel lobisinde hurra çekip gazetecilere "İki hurdaya çıkacak gemiyi aldık" diye bağırıyordu. Şimdi güvenliğinde bile Türkiye'ye bağımlı bir Avrupa'ya doğru hızla gidiyoruz.

5