Delirdiler, hopluyorlar

İSRAİL tasfiye olacak, yok olup gidecek dedik hep. Bunun ilk işaretleri gelmeye başladı. Sadece Filistin'de güle oynaya öldürdükleri 22 bin çocuğun Arş-ı alaya uzanan ahı, artık bumerang olarak tepelerine geri dönüyor. Şöyle bir ülke düşünün. Başbakanları uluslararası mahkemeler tarafından "Katil" diye tescillenmiş. "Aranıyor" diye dünyaya ilan edilmiş. Görüldüğü yerde tutuklanacak diye karar alınmış. Çok sayıda ülke "Bize gelirse yakalarız" demiş. Başka bir ülkeye gidebilmek için önüne gelenden "Hava sahanızı kullanabilir miyiz" diye yalvaran bir Başbakanı olan ülke. Dünyanın her ülkesinde öfkeyle protesto ediliyor.

Ona Uganda tam destek veriyor. Bununla mutlu oluyor. ABD'de milyonların öfke ve nefretinden korkar olmuş. ABD'de geleceğin Başkanı olarak gösterilen Trump'ın yardımcısından bile "Sırtımızdan in asalak" diye yumruk yemiş bir zavallılığa doğru hızlı gidiyor. Ekonomisi dibe vurmuş. Maliye Bakanlığı "Kara deliğin ucu görünmüyor" diye bağırıyor. Dünyadan tecrit edilmiş, savaşlar başlatarak aslında kendi ayağına sıkmış bir ülke. İsrail'in kurucusu İngiltere dahi bugün Tel-Aviv'e tokat atıyor. Düşmanlık boyutu zirveye tırmanıyor. Kudüs'teki İngiliz konsolosluğunu kapatacağını açıklayan bir psikosomatik İsrail var artık. İngiltere de 27 İsrail diplomatını sınır dışı edeceğini açıkladı dün. Daha da önemlisi nüfusunun üçte biri delirecek hale gelmiş bir İsrail'den bahsediyoruz. Savaşın başlamasından bu yana reçeteli antidepresan, anksiyete ilacı ve uyku hapı kullanımında rekorlar alt üst oldu. İsrail Sağlık Bakanlığı'na göre, savaşın yol açtığı psikolojik hasarın asıl dalgası henüz gelmedi. Önümüzdeki yıllarda travma sonrası stres bozukluğu teşhisi konulacak kişi sayısının %180 oranında artacağı ve 500.000'den fazla kişinin doğrudan yüksek risk grubunda "Delirmişler" olarak kalmaya devam edeceğini duyurdu.

Böyle bir ülkenin hayatta kalma şansı olabilir mi hiç İsrail Sağlık Bakanlığı'nca savaş şartları ve travmalar nedeniyle yaklaşık 2 ila 3 milyon kişinin psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğu ve ruhsal sorun yaşadığı öngörülüyor. Milyonlarca insan rüyasında olmayan siren seslerini duyarak yatağından fırlıyor her gece. İsrail'in en büyük sağlık fonu olan Clalit verilerine göre travma sonrası stres bozukluğunda rakamlar korkunç boyutta. Savunma Bakanlığı, çatışmalara katılan askerler arasında en az 30.000 kişiye ruhsal travma teşhisi konduğunu bildiriyor. Çocuklarda kaygı bozukluğu, uyku sorunları ve psikiyatrik acil servis başvuruları dağları aştı. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, travma etkilerinin, kronik depresyonların yıllarca devam edeceğini vurguluyor.

Terapi randevusu almak için bekleme sürelerinin 9 aya çıktığı, pek çok uzmanın yetersiz maaş ve aşırı iş yükü nedeniyle işi bırakıp hastanelerden kaçtığı belirtiliyor. Askerlerde ciddi bir "ruhsal tükenmişlik" yaşandığı Genelkurmay tarafından ifşa edildi. İsrail ordusunda psikolojik gerekçelerle terhis edilen asker sayısında rekor artış görüldüğü, güvenlik güçleri arasındaki intihar oranlarının son 15 yılın en yüksek seviyelerine ulaştığı belirtiliyor. Gençlerde panik atak patlaması yaşanıyor. Çocuklarda stres kaynaklı idrar kaçırma vakaları tavan yaptı. Israeli Center on Addiction ve İbranice Üniversitesi'nin yayımladığı geniş kapsamlı araştırmalar, son savaşlarla birlikte ülkede